Âl-i İmrân Suresi’nin 56. ayeti (3:56) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 57. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 56. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
56. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Seni ve kendilerine getirdiğin hakkı inkâr edenler var ya, onları dünyada öldürme, esir alma ve aşağılama ile şiddetli bir azaba uğratacağım. Ahirette ise onları cehennem azabına uğratacağım. Onlardan azabı savacak bir yardımcıları da olmayacak.
56-57. Bu, söz konusu niteliklere sahip olan geçmiş din mensuplarının tümü hakkında genel bir cezadır. Yüce Allah peygamberlerin efendisi ve sonuncusunu peygamber olarak gönderip onun risaleti bütün risaletleri, dini bütün dinleri nesh ettikten sonra ise artık bu dinden başkasına sarılan kimseler helâk edilenlerden olur.
Allah'ın kudretinin kemaline delalet eden hususlardan biri de, dinine ve veli kullarına tuzak kuran kimselere, tuzak kurdukları gibi tuzak kurmasıdır.
İsa -aleyhisselam-'ın durumu hakkında olması gereken doğru itikat beyan edilmiş ve bu açıklanan inancın akla olan uygunluğu ortaya konulmuştur. İsâ -aleyhisselam-'ın yaratılması emsalsiz değildi. Çünkü Adem -aleyhisselam-'ın babasız ve annesiz yaratılmış olması daha çok şaşılacak bir durumdu. Fakat herkes onun insan olduğuna inanıyordu.
Ayrılığa düşen kimseler arasında ayet-i kerimede geldiği şekilde mübahele (lanetleşme) yapmak meşrudur.
56. ayetin diğer mealleri
O kâfir olanlara gelince, ben onları dünyada da, ahirette de en şiddetli bir azâba çarptıracağım ve onların hiç yardımcıları da olmayacak.
İnkâr edenler var ya, onları dünya ve âhirette şiddetli bir azâba çarptıracağım; onların hiç yardımcıları da olmayacak.
"İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim, onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır".
Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve onlar müslümanlıklarından sonra kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (Peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Rasûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Şüphesiz, kâfir olup bu halde kâfir olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altın fidye verse dahi asla kabul edilmeyecektir. İşte acıklı azap bunlar içindir. Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.