İçeriğe geç

Tevbe Suresi 32. Ayet

سورة التوبة، الآية ٣٢

9:32 10. cüz 19. hizb Mushaf’ta 192. sayfa Medeni sure

9:32 ayetinin metni

يُرِيدُونَ أَن يُطْفِـُٔوا۟ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفْوَٰهِهِمْ وَيَأْبَى ٱللَّهُ إِلَّآ أَن يُتِمَّ نُورَهُۥ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ ۝٣٢

Okunuşu

yurīdūna an yuṭ'fiū nūra l-lahi bi-afwāhihim wayabā l-lahu illā an yutimma nūrahu walaw kariha l-kāfirūna

Meal

Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu muhakkak tamamlayacaktır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 32. ayeti (9:32) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 192. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 32. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

32. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu kâfirler ve küfür milletlerinden olan diğerleri, iftiralarıyla ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayarak İslam'ı bitirmek ve yok etmek istiyorlar. Allah'ın birliğine/tevhidine delalet eden apaçık delilleri ve O'nun resulü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği hakkı yok etmek istiyorlar. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu hoş görmez ve kâfirler; dinini tamamlamasını, izhar etmesini ve yüceltmesini istemese de dinini tamamlayacak, izhar edecek ve diğer (dinlere) üstün kılacaktır. Yüce Allah, bir şeyi dilediği zaman başkalarının istedikleri hükümsüzdür.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

32. Onların iddialarına dâir herhangi bir delilleri bulunmadığı, itikadî bir esas olarak kabul ettikleri bu hususa dâir herhangi bir belgelerinin olmadığı; aksine iddialarının yalnızca geveledikleri bir söz ve uydurdukları bir iftira olduğu ortaya çıktığından dolayı Yüce Allah, onların bu durumunun nedenini şöyle haber vermektedir: Onlar bu yaptıklarıyla “Allah’ın nurunu” peygamberlerle gönderdiği ve kitaplarında indirdiği dinini “ağızlarıyla söndürmek istiyorlar.” Yüce Allah’ın dinine “nur” adını vermesi, cehaletin ve batıl dinlerin karanlıklarında onunla aydınlanılmasından dolayıdır. Çünkü … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 32-36. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 192. sayfası).

  • Allah'ın düşmanları, kendi nefislerinden bir hasetle ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar, Allah'ın dini üstündür ve yardım olunmuştur.
  • İnsanların mallarını batıl yolla yemenin ve Allah Teâlâ'nın yolundan alıkoymanın haram oluşu beyan edilmiştir.
  • Allah yolunda infakta bulunmaksızın mal biriktirmenin haram oluşu beyan edilmiştir.
  • Açıktan ve gizli olarak ve özellikle de kâfirler ile savaşırken Allah'tan sakınmak/takvalı olmak hususunda hırslı olmanın gerekliliği beyan edilmiştir. Çünkü bir Mümin, her halinde Allah'tan sakınır.

32. ayetin diğer mealleri

Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu muhakkak tamamlayacaktır.

    Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

32. ayet kelime kelime

  1. يُرِيدُونَ yurīdūna istiyorlar
  2. أَن an söndürmek
  3. يُطْفِـُٔوا۟ yuṭ'fiū
  4. نُورَ nūra nurunu
  5. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  6. بِأَفْوَٰهِهِمْ bi-afwāhihim ağızlariyle
  7. وَيَأْبَى wayabā halbuki istemez
  8. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  9. إِلَّآ illā başkasını
  10. أَن an tamamlamaktan
  11. يُتِمَّ yutimma
  12. نُورَهُۥ nūrahu nurunu
  13. وَلَوْ walaw şayet
  14. كَرِهَ kariha hoşlanmasa da
  15. ٱلْكَٰفِرُونَ l-kāfirūna kafirler

32. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hadîd 57:20

    ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌۢ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ كَمَثَلِ غَيْثٍ أَعْجَبَ ٱلْكُفَّارَ نَبَاتُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَٰمًا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَغْفِرَةٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنٌ وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلْغُرُورِ

    Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çerçöp olur ahirette şiddetli bir azap da vardır. Allah’tan bir mağfiret ve bir rıza da vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Saf 61:8

    يُرِيدُونَ لِيُطْفِـُٔوا۟ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفْوَٰهِهِمْ وَٱللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْكَٰفِرُونَ

    Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ