Onlar, Allah ile birlikte alimlerini, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i de rabler edindiler. Oysa tek ilahtan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Allah, onların koştuğu şirkten münezzehtir.
Tevbe Suresi’nin 31. ayeti (9:31) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 191. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 31. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
31. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yahudiler, âlimlerini; Hristiyanlar ise abidlerini, Allah'tan gayrı rabler edindiler. Allah'ın onlara haram kıldıklarını helal kılıyor, helal kıldıklarını ise haram kılıyorlardı. Hristiyanlar, Meryem'in oğlu İsâ Mesih'i, Allah ile beraber ilah edindiler. Allah, Yahudilerin âlimlerine; Hristiyanların abidlerine, Üzeyir ve Meryem'in oğlu İsâ'ya sadece kendisine ibadet etmelerini ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamalarını emretti. Allah -Subhânehû ve Teâlâ- tek ilahtır. O'ndan başka hak ilah yoktur. O, müşriklerin ve onların dışındakilerin iddia ettikleri gibi bir ortağının olmasından çok yücedir, beridir.
31. Azıcık düşünme ve akıl yormanın bile batıl olduğunu gösterdiği bu türden bir iddiada bulunmak, sayıca çok ve büyük bir ümmet için garip karşılansa da böyle bir iddiada bulunmalarının bir sebebi vardır. O da şudur: “Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını” alimlerini “ve râhiplerini” yani kendilerini her şeyden soyutlayarak ibadete vermiş abidlerini “rabler edindiler.” Âlim ve rahiplerini rabler edinmeleri şöyle olmuştu: Bu âlim ve rahipler, Allah’ın haram kıldığı bir şeyi onlara helâl kıldığı zaman onlar onu helâl sayıyorlardı; Allah’ın helâl kıldığı bir şeyi haram kıldıkları zaman da onu haram … Devamını oku
Ayetlerde kalbin, rızkın elde edildiği vesilelere bağlanmasının caiz olduğuna dair delil vardır. Bu durum tevekküle tezat teşkil eden bir durum değildir.
Ayetlerde rızkın çalışarak elde edilmediğine dair delil vardır. Bilakis, rızık Allah Teâlâ katından olup, taksimi ancak O yapar.
Cizye, İslam'ın düşmanlara sunduğu üç seçenekten biridir. Bununla kâfirlerin gücünün kırılması ve işlerin tamamının Müslümanların elinde olması amaçlanmıştır.
Yahudiler’de, kendilerini Allah'a karşı cüretkâr davranmaya ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın yüceliğini eksiltmeye ve noksanlaştırmaya sevk eden pislik ve kötülük vardır.
31. ayetin diğer mealleri
Onlar, Allah ile birlikte alimlerini, rahiplerini ve Meryemoğlu Mesih’i de rabler edindiler. Oysa tek ilahtan başkasına ibadet etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Allah onların koştuğu şirkten münezzehtir.
Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem'in oğlu Mesîh'i kendilerine (Allah'dan gayrı) Rabler edindiler. Halbuki onlar da tek bir ilâha ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmamışlardı. Zira O'ndan başka ilâh yoktur. O, onların şirk koştuklarından münezzehtir.
Onlar, Allah'dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.
31. ayet kelime kelime
ٱتَّخَذُوٓا۟ittakhadhūedindiler
أَحْبَارَهُمْaḥbārahumhahamlarını
وَرُهْبَٰنَهُمْwaruh'bānahumve rahiplerini
أَرْبَابًاarbābanrabler
مِّنminayrı
دُونِdūni
ٱللَّهِl-lahiAllah'tan
وَٱلْمَسِيحَwal-masīḥave Mesih'i de
ٱبْنَib'naoğlu
مَرْيَمَmaryamaMeryem
وَمَآwamāoysa emredilmemişti
أُمِرُوٓا۟umirū
إِلَّاillādışında
لِيَعْبُدُوٓا۟liyaʿbudūibadet etmeleri
إِلَٰهًاilāhanbir ilaha
وَٰحِدًاwāḥidantek olan
لَّآlāyoktur
إِلَٰهَilāhatanrı
إِلَّاillābaşka
هُوَhuwaO'ndan
سُبْحَٰنَهُۥsub'ḥānahuO münezzehtir
عَمَّاʿammāşeylerden
يُشْرِكُونَyush'rikūnaortak koştukları
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Allah, kendisinden başka (ibadet edilmeye layık) hak ilah olmayan, her zaman diri, ölümsüz, bütün varlıkların tek yöneteni ve gözeteni olan tek hak ilahtır.