12. “Gerçekten ben senin Rabbinim, hemen papuçlarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuvâ’dasın.” O’na Rabbi olduğunu haber verdi ve münacat için gereken şekilde hazırlanarak buna önem vermesini, o nedenle de papuçlarını çıkartmasını emretti. Çünkü O, gerçekten mukaddes, tertemiz ve ta’zimi hak eden bir vadide idi. Eğer bu vadinin sadece Allah’ın Kelîmi Mûsâ’ya seslenmesi için seçtiği yer olmasının dışında bir kutsallığı olmasaydı bu, bile tek başına yeterdi. Müfessirlerin pek çoğu şöyle demişlerdir: “Yüce Allah’ın ona papuçlarını çıkartmasını emretmesinin sebebi, bunların eşek derisinden yapılmış olmalarıydı.” Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
19:96 ile 20:12 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 312. sayfası).
Azim olan Kur'an, ibadet edilirken nefsi yormak ve onu ağır bir zorluk içine düşürmek için indirilmemiştir. Ancak o, Rablerinden korkanların istifade edip öğüt almaları için indirilen bir kitaptır.
Yüce Allah, yaratmayı ve emretmeyi bir arada zikretmiştir. Nasıl ki yaratması hikmetin dışına çıkmıyorsa, aynı şekilde emretmesi ve yasaklaması da adalet ve hikmet iledir.
Kocanın ehline (hanımına) yiyecek, giyecek, kalacak yer ve kışın ısınacak alet ve araçları infak etmesi farzdır.
12. ayetin diğer mealleri
Ben senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ vadisindesin.
Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!
"Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın."