Şûrâ Suresi’nin 40. ayeti (42:40) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 487. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Şûrâ Suresi 40. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
40. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kim hakkını almak isterse alabilir. Fazla olmadan ve haddi aşmadan sadece hakkı kadar alır. Kim kendisine kötülük yapanı affederse ve o kimsenin yapmış olduğu kötülükten dolayı onu kınamaz ve kendisi ile kardeşinin arasını düzeltirse; bu kimsenin sevabı Allah katındadır. Çünkü O; insanlara, mallarına ve ırzlarına zulmeden zalimleri sevmez, hatta nefret eder.
40. Yüce Allah, bu âyet-i kerimede cezalandırmanın çeşitli mertebelerini söz konusu etmektedir. Bunlar üç mertebedir: Adalet, fazilet ve zulüm. Adalet mertebesi, kötülüğe ne eksik ne de fazla, tam onun dengi bir kötülükle karşılık vermektir. Cana can, her bir organa karşılık onun benzeri bir organ, malın da misli ile tazminatının ödenmesi gibi. Fazilet mertebesi ise kötülük yapanı affedip arayı düzeltmektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ama kim affeder ve arayı düzeltirse artık onun mükâfatını vermek, Allah’a aittir.” Böylesine Allah, pek büyük bir mükâfat ve pek çok sevap … Devamını oku
Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli olan şeylere karşılık kısas vardır. O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.