42:39 ayetinin metni
وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَابَهُمُ ٱلْبَغْىُ هُمْ يَنتَصِرُونَ ٣٩
Okunuşu
wa-alladhīna idhā aṣābahumu l-baghyu hum yantaṣirūna
Meal
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
سورة الشورى، الآية ٣٩
وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَابَهُمُ ٱلْبَغْىُ هُمْ يَنتَصِرُونَ ٣٩
wa-alladhīna idhā aṣābahumu l-baghyu hum yantaṣirūna
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Şûrâ Suresi’nin 39. ayeti (42:39) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 487. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Eğer kendilerine zulmeden kimse affedilmeyi hak etmeyen kimselerden ise, onlar bir haksızlığa uğradıklarında kendi nefislerine ikram etmek ve itibarlı kılmak için yardımlaşırlar. Özellikle de kendilerine zulmedeni affetmelerinde herhangi bir fayda yoksa bu yardımlaşma haklı bir yardımlaşmadır.
39. “Onlar, haksızlığa uğradıkları zaman” düşmanları tarafından onlara haksızlık yapıldığında “yardımlaşarak haklarını alırlar.” Güçlü ve izzet sahibidirler. İntikam almaktan âciz ve zelil kimseler değildirler. Yüce Allah, onları iman, Allah’a tevekkül etmek, küçük günahların bağışlanmasına sebep teşkil eden büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınmak, tam anlamı ile Allah’ın emirlerine bağlanmak, Rablerinin çağrısını kabul etmek, namaz kılmak, çeşitli ihsan ve iyilik yollarında infakta bulunmak, işlerini istişare ile halletmek ve düşmanlarına karşı güçlü olup intikam almakla … Devamını oku
Şûrâ suresinin 32-44. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 487. sayfası).
Zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirleriyle yardımlaşırlar.
قَالَ لَا تَثْرِيبَ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ يَغْفِرُ ٱللَّهُ لَكُمْ وَهُوَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ
Yûsuf dedi ki: "Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir."