Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli olan şeylere karşılık kısas vardır. O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Bakara Suresi’nin 194. ayeti (2:194) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 30. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 194. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
194. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın Mescid-i Haram’a girerek (hicretin) yedinci senesinde umre eda etmenize imkân verdiği haram ay, altıncı sene müşriklerin Mescid-i Haram’a girmenize engel olduğu haram ayın karşılığıdır. Harem (Mekke) şehrinin, haram ayın ve ihramın hürmeti gibi, hürmet etmeyerek taşkınlık yapan kimselere kısas uygulanır. Orada kim size saldırırsa siz de ona size yaptığının aynısıyla muamele edin. Misliyle karşılık verme sınırını sakın aşmayın. Şüphesiz Allah sınırlarını aşanları sevmez. Size izin verdiği sınırı aşma konusunda Allah'tan korkun. Şunu bilin ki Allah, muvaffak kılarak ve destekleyerek kendisinden korkanlarla beraberdir.
194. “Haram ay haram aya karşılıktır.” Bununla müşriklerin, Hudeybiye yılında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashabının Mekke’ye girmelerini engellemelerinin kastedilmiş olması muhtemeldir. Hudeybiye’de müşrikler müslümanlarla ertesi sene Mekke’ye girmek üzere anlaşmışlardı. İşte Hudeybiye’deki bu alıkoyma da yapılamayan umrenin kazası da haram ayda gerçekleşmişti ki o da Zülkade ayı idi. Buna göre ayetin manası bu haram ay diğer haram aya karşılıktır, demek olur. Bu buyruk ile ibadetlerini tamamlamak ve eksiklerini gidermek sureti ile ashab-ı kiramın kalpleri de hoş tutulmuştur … Devamını oku
Cihadın maksadı ve gayesi, yalnızca Allah'ın hükmünü hakim kılmak, insanların hakkı duymasına ve kabul etmesine mani olan şeyleri ortadan kaldırmaktır.
Cihadı terk etmek ve cihada katılmamak, ümmetin helak olma sebeplerinden biridir. Çünkü bu, onun gücünü kaybederek düşmanlarının ona göz dikmesine sebep olur.
Hac ve umreye başlayan kimsenin başladığı ibadeti tamamlamasının farz oluşu ve Harem’e girmesine engel olunan kimsenin, hedy kurbanı keserek ihramdan çıkmasının caiz oluşu.
194. ayetin diğer mealleri
Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli şeylere de (çiğnenmesi halinde) bir karşılık vardır. O halde, size tecavüz edene, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah müttakîler (ondan hakkıyla sakınanlar) le beraberdir.
Hürmetli ay hürmetli aya ve bütün hürmetler birbirine karşılıktır. O halde kim size saldırdıysa, siz de ona yaptığı saldırının aynıyle saldırın da ileri gitmeye Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Eğer Müminlerden iki grup savaşa tutuşurlarsa, aralarını düzeltin. Eğer biri diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşın. Eğer dönerse, aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah, adaletli olanları sever.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda bulunanlarla savaşın ki, sizde kendilerine karşı bir sertlik bulsunlar. Bilin ki Allah takvâ sahipleriyle beraberdir.
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer haccı tamamlamaktan alıkonursanız, oraya kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olan ya da başından bir rahatsızlığı bulunan kimse, oruç, sadaka veya kurban olarak fidye ödesin. Güven içinde olduğunuzda hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen bir kurban kessin. Bunu bulamayan hac esnasında üç gün, döndüğü vakit de yedi gün -ki bu tam on gün eder- oruç tutsun. Bu, ailesi Mecsid-i Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.
Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken ya onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın. Böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın (Levh-i Mahfuz'daki) yazısında Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Bu dosdoğru bir dindir. O aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat sizinle topyekün savaşan müşriklerle de topyekün savaşın! Bilin ki Allah muttakilerle beraberdir.