İçeriğe geç

Şûrâ Suresi 13. Ayet

سورة الشورى، الآية ١٣

42:13 25. cüz 49. hizb Mushaf’ta 484. sayfa Mekki sure

42:13 ayetinin metni

شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحًا وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِۦٓ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَىٰٓ أَنْ أَقِيمُوا۟ ٱلدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا۟ فِيهِ كَبُرَ عَلَى ٱلْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ ٱللَّهُ يَجْتَبِىٓ إِلَيْهِ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ ۝١٣

Okunuşu

sharaʿa lakum mina l-dīni mā waṣṣā bihi nūḥan wa-alladhī awḥaynā ilayka wamā waṣṣaynā bihi ib'rāhīma wamūsā waʿīsā an aqīmū l-dīna walā tatafarraqū fīhi kabura ʿalā l-mush'rikīna mā tadʿūhum ilayhi l-lahu yajtabī ilayhi man yashāu wayahdī ilayhi man yunību

Meal

O “dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim, Mûsâ ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptı. Senin onları kendisine davet ettiğin şey, müşriklere büyük geldi. Allah dilediği kimseyi buna seçer ve döneni buna hidayet eder.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Şûrâ Suresi’nin 13. ayeti (42:13) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 484. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Şûrâ Suresi 13. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

13. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Sana vahyettiğimiz ve dinden meşru kıldığımız gibi Nuh'a tebliğ etmesini ve amel etmesini emrettik. İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tebliğ etmesini ve amel etmesini meşru kıldığımız gibi Allah size de meşru kıldı. Hülasa, dini ikame edin ve onda tefrikayı ve ayrılığı bırakın. Fakat müşrikleri kendisine davet ettiğin Allah'ın tevhidi ve O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk etmelerini davet etmen onlara zor gelmiştir. Allah, kullarından dilediğini kendisine seçer ve onu kendisine ibadet etmeye ve itaat etmeye muvaffak kılar. Onlardan günahlarından tövbe ederek kendisine dönenleri de hidayet eder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

13. Bu, Yüce Allah’ın kullarına ihsan ettiği en büyük lütuflarındandır. Çünkü onlara dinlerin en hayırlısını, en üstün, en temiz ve en güzelini şeriat yapmıştır ki o, İslâm dinidir. Allah, bu dini kullarından seçkin olan kimselere din olarak belirlemiştir. Hatta bu dini Allah, seçkinlerin seçkinlerine, hayırlıların en hayırlılarına vermiştir. Bunlar ise bu âyet-i kerimede adı anılan ve derece itibari ile insanların en üstünleri, her bakımdan en mükemmelleri olan ulu’l-azm peygamberlerdir. Allah’ın onlara şeriat yaptığı dinin de onların hallerine uygun ve kemallerine denk olması kaçınılmaz bir … Devamını oku

Şûrâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Şûrâ suresinin 11-15. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 484. sayfası).

  • Peygamberlerin dini, asıl itibariyle tek dindir.
  • Söz birliğininin önemi ve bu konuda ihtilafa düşmenin tehlikeli olması beyan edilmiştir.
  • Yüce Allah'a yapılan davetin başarılı olmasının dinamiklerinden bazıları şunlardır: İlkelerin doğru olması ve onun üzerine dosdoğru devam etmek, arzulara uymaktan uzak durmak, adaletli olmak, ortak paydada olan şeye odaklanmak, kısır ve boş mücadeleleri terk etmek, ortak geleceği hatırlatmak.

13. ayetin diğer mealleri

Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye hidayet eder.

«Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin» diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

13. ayet kelime kelime

  1. شَرَعَ sharaʿa şeri'at (hukuk düzeni) yaptı ش ر ع
  2. لَكُم lakum size
  3. مِّنَ mina dinden
  4. ٱلدِّينِ l-dīni د ي ن
  5. مَا mā ne varsa
  6. وَصَّىٰ waṣṣā tavsiye ettiği و ص ي
  7. بِهِۦ bihi onunla
  8. نُوحًا nūḥan Nuh'a
  9. وَٱلَّذِىٓ wa-alladhī ve
  10. أَوْحَيْنَآ awḥaynā vahyettiğimizi و ح ي
  11. إِلَيْكَ ilayka sana
  12. وَمَا wamā ve
  13. وَصَّيْنَا waṣṣaynā tavsiye ettiğimizi و ص ي
  14. بِهِۦٓ bihi onunla
  15. إِبْرَٰهِيمَ ib'rāhīma İbrahim'e
  16. وَمُوسَىٰ wamūsā ve Musa'ya
  17. وَعِيسَىٰٓ waʿīsā ve ve Îsa'ya
  18. أَنْ an şöyle ki
  19. أَقِيمُوا۟ aqīmū doğru tutun ق و م
  20. ٱلدِّينَ l-dīna dini د ي ن
  21. وَلَا walā ve
  22. تَتَفَرَّقُوا۟ tatafarraqū ayrılığa düşmeyin ف ر ق
  23. فِيهِ fīhi onda
  24. كَبُرَ kabura ağır geldi ك ب ر
  25. عَلَى ʿalā ortak koşanlara
  26. ٱلْمُشْرِكِينَ l-mush'rikīna ش ر ك
  27. مَا mā onları çağırdığın
  28. تَدْعُوهُمْ tadʿūhum د ع و
  29. إِلَيْهِ ilayhi kendisine
  30. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  31. يَجْتَبِىٓ yajtabī seçer ج ب ي
  32. إِلَيْهِ ilayhi kendisine
  33. مَن man kimseyi
  34. يَشَآءُ yashāu dilediği ش ي أ
  35. وَيَهْدِىٓ wayahdī ve iletir ه د ي
  36. إِلَيْهِ ilayhi kendisine
  37. مَن man kimseyi
  38. يُنِيبُ yunību iyi niyyetle yönelen ن و ب

13. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Ahzâb 33:7

    وَإِذْ أَخَذْنَا مِنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِيثَٰقَهُمْ وَمِنكَ وَمِن نُّوحٍ وَإِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ وَأَخَذْنَا مِنْهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا

    Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsâ’dan da. Evet biz, onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

  • Enbiyâ 21:25

    وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ

    Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere: “Şüphesiz, benden başka (hak) ilâh yoktur. Öyleyse yalnız bana ibadet edin!” diye vahyetmişizdir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ra’d 13:27

    وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

    Kâfir olanlar: “Kendisine Rabbinden bir âyet (mûcize) indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.”

Şûrâ Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu âyette geçen isimler

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ