Şûrâ Suresi’nin 12. ayeti (42:12) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 484. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Şûrâ Suresi 12. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Göklerin ve yerin anahtarları yalnız O'nundur. Kullarından dilediğine rızkı bol verir ki, onu imtihan etmek için şükür mü yoksa kufür mü edecek ona bakar. Dilediğine de rızkını kısar ki, onu da imtihan etmek için sabredecek mi yoksa Allah'ın kaderine öfkelenip gücenecek mi diye bakar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir. Kullarının faydasına olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
12. “Göklerin ve yerin anahtarları yalnız O’nundur.” Yani göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. Rahmet ve rızık anahtarları ile gizli ve açık nimetlerin anahtarları da yalnız O’nun elindedir. Bütün yaratılmışlar menfaatlerinin sağlanması, onlara gelecek zararların önlenmesi vb. tüm hallerinde Allah’a muhtaçtırlar. Hiç kimsenin elinde en ufak bir yetki yoktur. Veren, engelleyen, fayda sağlayan, zarar veren yalnız O’dur. Kulların sahip olduğu bütün nimetler, hep O’ndandır. Kötülüğü de O’ndan başkası önleyemez. “Allah'ın insanlara göndereceği herhangi bir rahmeti engelleyebilecek yoktur … Devamını oku
Söz birliğininin önemi ve bu konuda ihtilafa düşmenin tehlikeli olması beyan edilmiştir.
Yüce Allah'a yapılan davetin başarılı olmasının dinamiklerinden bazıları şunlardır: İlkelerin doğru olması ve onun üzerine dosdoğru devam etmek, arzulara uymaktan uzak durmak, adaletli olmak, ortak paydada olan şeye odaklanmak, kısır ve boş mücadeleleri terk etmek, ortak geleceği hatırlatmak.
12. ayetin diğer mealleri
Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. O, dilediğine rızkını bol bol verir ve dilediğine de daraltır. Çünkü O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Göklerin ve yerin kilitleri O'na aittir. O dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla bilir.
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir geçimliktir.
Onlar, Allah'ın, dilediğine rızkı yayıp genişlettiğini ve kıstığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.