26:209 ayetinin metni
ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ٢٠٩
Okunuşu
dhik'rā wamā kunnā ẓālimīna
Meal
"Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalimler değiliz."
سورة الشعراء، الآية ٢٠٩
ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ٢٠٩
dhik'rā wamā kunnā ẓālimīna
"Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalimler değiliz."
Şuarâ Suresi’nin 209. ayeti (26:209) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 376. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Onlar için bir ibret ve hatırlatmadır. Biz resuller göndererek ve kitaplar indirerek kendileri için tüm mazeretleri ortadan kaldırdıktan sonra, onlara azabı tattırdığımızda asla zalimler olmadık.
208-209. Yüce Allah, yalanlayanları helâk etmesindeki mükemmel adaletini haber vermekte, ileri sürecekleri mazeretlerini ortadan kaldırmaksızın hiçbir ülke ahalisini helâk ve azaba uğratmadığını, onlara apaçık âyet ve belgelerle gelen uyarıcı peygamberler gönderdiğini, bu peygamberlerin onları hidâyete çağırıp helâk olmaya götüren yollardan uzak durmalarını emrettiğini, onlara Allah’ın âyetlerini hatırlatarak, Allah’ın gerek nimet ve gerekse intikam günlerine dikkatlerini çektiklerini bildirmektedir. Bütün bunlar, onlar için “bir öğüt ve hatırlatmaydı.” Onlara karşı delil ortaya konmuş … Devamını oku
Şuarâ suresinin 207-227. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 376. sayfası).
Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalimler değiliz.
Öğüt vermek üzere, biz zalim değiliz.
(Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.
مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا
Hidayet yoluna giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, rasûl göndermedikçe azap etmeyiz.
وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasûlü memleketlerin anasına (Mekke'ye) göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helâk edici değiliz.