Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasûlü memleketlerin anasına (Mekke'ye) göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helâk edici değiliz.
Kasas Suresi’nin 59. ayeti (28:59) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 392. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 59. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
59. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Rabbin, büyük şehre bir peygamber gönderip halkın bahanesini ortadan kaldırmadan o şehri helak edecek değildir. Zira seni de şehirlerin anası olan Mekke’ye bunun için göndermiştir. Biz, hak üzerinde dosdoğru oldukları halde şehir halkını helak edecek değiliz. Fakat küfre girerek ve günah işleyerek zalim olurlarsa onları helak ederiz.
59. Kendilerine peygamber göndermeksizin ve onlara karşı delilleri ortaya koymaksızın sırf küfürleri sebebi ile ümmetleri azaba uğratmamak, Yüce Allah’ın hikmet ve rahmetinin bir tecellisidir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Rabbin ülkelerin ana şehirlerine” yani insanların gidip geldikleri kasaba ve şehirlerine, onların etrafında bulunanların orada ihtiyaçlarını karşıladıkları ve orada olup bitenden haberdar oldukları yerlere “ahalisine” peygamberin getirdiğinin doğruluğuna ve kendilerini çağırdığı davetin gerçekliğine delil teşkil edecek “âyetlerimizi okuyan” ve böylelikle … Devamını oku
Ehli Kitap olan kimselerden, Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman edenlerin fazileti ve bu takdirde onlar için iki ecirin verileceği ifade edilmiştir.
Doğru yola muvaffak kılmak; peygamberler veya onların dışındakilerin değil, yalnızca Allah’ın elindedir.
Hakka ittiba etmek, müşriklerin iddia ettiği gibi bir korku kaynağı değil, güvende olma vesilesidir.
Zevk ve sefa içinde yaşamanın birey ve topluma olan tehlikesi anlatılmıştır.
Peygamberleri gönderip uyarmadan insanları helak etmemesi Yüce Allah’ın rahmetindendir.
59. ayetin diğer mealleri
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasûlü memleketlerin anasına (Mekke'ye) göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helak edici değiliz.
Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezlerine göndermedikçe, memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz, ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
59. ayet kelime kelime
وَمَاwamāve
كَانَkānadeğildir
رَبُّكَrabbukaRabbin
مُهْلِكَmuh'likahelak edici
ٱلْقُرَىٰl-qurāülkeleri
حَتَّىٰḥattākadar
يَبْعَثَyabʿathagönderinceye
فِىٓfī(ülkelerin) anasına
أُمِّهَاummihā
رَسُولًاrasūlanbir elçi
يَتْلُوا۟yatlūokuyan
عَلَيْهِمْʿalayhimonlara
ءَايَٰتِنَاāyātināayetlerimizi
وَمَاwamāve
كُنَّاkunnābiz değiliz
مُهْلِكِىmuh'likīhelak edici
ٱلْقُرَىٰٓl-qurāülkeleri
إِلَّاillāolmadan
وَأَهْلُهَاwa-ahluhāhalkı
ظَٰلِمُونَẓālimūnazalim
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 4772
Ebû Tâlib, ölüm döşeğindeyken, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gitti. Yanında Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebi Ümeyye b. Muğira da vardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Ey amcacım! Lâ ilahe illallah de ki, Allah katında bu kelime ile seni müdafaa edeyim.»…
Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup Cennet'te, bir grup ise Cehennem'dedir.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”
De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.
Bizim kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azabla azaplandırmayacağımız hiç bir ülke (memleket) yoktur. İşte bu, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.
Hidayet yoluna giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, rasûl göndermedikçe azap etmeyiz.