İçeriğe geç

Secde Suresi 26. Ayet

سورة السجدة، الآية ٢٦

32:26 21. cüz 42. hizb Mushaf’ta 417. sayfa Mekki sure

32:26 ayetinin metni

أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ أَفَلَا يَسْمَعُونَ ۝٢٦

Okunuşu

awalam yahdi lahum kam ahlaknā min qablihim mina l-qurūni yamshūna fī masākinihim inna fī dhālika laāyātin afalā yasmaʿūna

Meal

Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Secde Suresi’nin 26. ayeti (32:26) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 417. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Secde Suresi 26. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

26. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlar kör mü oldular ki, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden helak ettiklerimiz onlar için açıklayıcı (bir ibret) olmadı? Hâlbuki , onların, helak edilmeden önceki oturmuş oldukları yerlerde gezip dolaşıyorlar. Onların halinden öğüt almadılar. Geçmiş ümmetlerin küfürleri ve işledikleri günahları sebebiyle helak edilmelerinde, Allah tarafından kendilerine gelen peygamberlerin doğruluğuna işaret edilen pek çok ibretler vardır. Allah'ın ayetlerini yalanlayan bu kimseler, kabul etmek ve öğüt almak kasdıyla dinlemezler mi?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

26. “Kendilerinden önce, meskenlerinde dolaştıkları” Hûd kavmi, Salih kavmi, Lut kavmi vb. gibi gözleri ile gördükleri ve onların izledikleri yolları izleyen “nice nesilleri helâk etmiş olmamız onları” şu peygamberi yalanlayan kimseleri “doğru yola getirmez mi?” Doğru yolu, onlara açıkça belirginleştirmez ve doğruyu bulmalarına sebep teşkil etmez mi? “Şüphesiz bunda” kendilerine gelen peygamberlerin doğruluklarına, izlemekte oldukları şirkin ve kötülüğün de batıl olduğuna, onların yaptıklarının benzerini yapanlara da aynısının yapılacağına dair delil olacak “ibretler vardır.” Aynı şekilde … Devamını oku

Secde Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Secde suresinin 21-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 417. sayfası).

  • Dünyada kâfirin başına azap gönderilmesi tövbe etmesine sebep olabilir.
  • Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Musa -aleyhisselam- İsra ve Miraç Gecesi buluşmuşlardır.
  • Sabır ve kesin inanç, dinde önder olan kimselerin özelliğidir.

26. ayetin diğer mealleri

Yurtlarında dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmemizi görüp, (bu onlara) yol göstermiyor mu? İşte bunda ayetler vardır. Hâlâ işitmiyorlar mı?

Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâlâ kulak vermezler mi?

Kendilerinden önce, yurtlarında gezip dolaşmakta oldukları nice kuşakları helâk etmiş olmamız, daha onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda nice ibretler vardır. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?

26. ayet kelime kelime

  1. أَوَلَمْ awalam yola getirmedi mi?
  2. يَهْدِ yahdi
  3. لَهُمْ lahum onları
  4. كَمْ kam nice
  5. أَهْلَكْنَا ahlaknā helak etmemiz
  6. مِن min daha önceki
  7. قَبْلِهِم qablihim
  8. مِّنَ mina kuşakları
  9. ٱلْقُرُونِ l-qurūni
  10. يَمْشُونَ yamshūna dolaştıkları
  11. فِى fī yurtlarında
  12. مَسَٰكِنِهِمْ masākinihim
  13. إِنَّ inna şüphesiz
  14. فِى fī vardır
  15. ذَٰلِكَ dhālika bunda
  16. لَـَٔايَٰتٍ laāyātin ibretler
  17. أَفَلَا afalā işitmiyorlar mı?
  18. يَسْمَعُونَ yasmaʿūna

26. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Câsiye 45:16–17

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ …

    İsrailoğulları'na da kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve âlemlere üstün kılmıştık. …

  • Meryem 19:98

    وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?

  • A’râf 7:92

    ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ شُعَيْبًا كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا۟ فِيهَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ شُعَيْبًا كَانُوا۟ هُمُ ٱلْخَٰسِرِينَ

    Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şuayb’ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.

  • Neml 27:52

    فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.

  • Hac 22:45–46

    فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ …

    (Ahalisi) zalim iken kendilerini helâk ettiğimiz bu yüzden çökmüş çatıları üzerine duvarları yıkılmış, kuyuları sahipsiz, yüksek köşkleri (ıssız) kalmış nice şehirler vardır. …

  • Kehf 18:8

    وَإِنَّا لَجَٰعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَعِيدًا جُرُزًا

    Bununla beraber Biz bunun üstünde olan şeyleri elbet kupkuru bir toprak yaparız.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Tâhâ 20:128

    أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    Kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onları hidayete erdirmedi mi? (Oysa) Onların kaldıkları yerlerde gezinip durmaktadırlar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

  • Hicr 15:75

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

    Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

  • Sâd 38:3

    كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا۟ وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ

    Onlardan önce nice nesiller helâk ettik, onlar da feryat ettiler. Hâlbuki kurtulma vakti değildi.

  • Mü’minûn 23:30

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

    Şüphesiz bunda (Nûh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) sınarız.

  • Tâhâ 20:54

    كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

    Hem siz yiyin; hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ayetler vardır.

  • Hicr 15:77

    إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    Şüphesiz bunda, Müminler için de bir işaret vardır.

Secde Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ