Mü’minûn Suresi’nin 30. ayeti (23:30) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 344. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’minûn Suresi 30. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
30. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Nuh -aleyhisselam- ve beraberindeki Müminlerin kurtulmasında, kâfirlerin helakında, peygamberlerimize yardım etmeye ve onları yalanlayanları helak etmeye kadir olduğumuza dair apaçık deliller vardır. Şüphesiz biz, Müminin kâfirden ve itaat edenin isyan edenden ayrılması için Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerine gönderilmesi ile Nuh kavmini imtihan etmişizdir.
30. “Şüphesiz bunda” yani bu kıssada Allah’ın yegane ma’bud olduğuna, rasûlü Nûh’un doğru sözlü olduğuna, kavminin ise yalancı olduğuna ve Allah’ın kullarına ne kadar merhametli olduğuna dair pek çok “ibretler vardır.” Merhametlidir, çünkü O, kullarını, yeryüzü halkı suda boğulurken ataları Nûh’un sulbünde gemide taşımıştı. Gemi de aynı şekilde Yüce Allah’ın ibret ve delillerinden biridir. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki biz onu (o gemiyi) bir ibret/delil olarak bıraktık. O halde var mı ibret alıp düşünen?” (el-Kamer, 54/15) Bundan dolayı Yüce Allah burada “ibretler” diyerek çoğul bir kelime zikretmiştir. Zira bu, pek çok ibret ve delil içermektedir. “Gerçek şu ki Biz, (insanları) imtihan etmekteyiz.”
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de (çalışasınız diye) aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Kulak veren toplum için bunlarda ayetler (ibretler) vardır.
O, yeryüzünü yayıp döşeyen, orada sabit dağlar, nehirler var eden, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratan gündüzü geceyle bürüyendir. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için deliller vardır.
Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.
Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlatarak öğüt ver" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ay'ı sizin hizmetinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile size boyun eğmiştir. Bunların her birinde düşünen bir toplum için ayetler vardır.