afalam yaraw ilā mā bayna aydīhim wamā khalfahum mina l-samāi wal-arḍi in nasha nakhsif bihimu l-arḍa aw nus'qiṭ ʿalayhim kisafan mina l-samāi inna fī dhālika laāyatan likulli ʿabdin munībin
Meal
Onlar önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, (Rabbine) ihlasla yönelen her kul için bir ayet/delil vardır.
Sebe’ Suresi’nin 9. ayeti (34:9) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 429. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sebe’ Suresi 9. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
9. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Yeniden dirilmeyi inkâr edenler, yerde önlerinde olanı ve gökte arkalarında olanı görmezler mi? Eğer dilersek onları ayaklarının altından yere batırırız ve yine dilersek onların üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. İşte bunda, Allah'ın kudretine delil getirmek ve Rabbine çokça itaat ederek O'na dönmek isteyen her kul için açık ve kesin deliller vardır. Bunlara kadir olan (Allah); ölümünüzden ve bedenlerinizin paramparça olmasından sonra sizleri yeniden diriltmeye kadirdir.
9. Daha sonra Yüce Allah, dikkatlerini aklî bir delile çekmektedir. Bu delil, öldükten sonra dirilişin gördükleri gibi uzak olmadığını göstermektedir. Eğer önlerinde ve arkalarında bulunan semaya ve arza bakacak olsalar hiç şüphesiz Yüce Allah’ın bunlardaki göz kamaştırıcı kudretini görürler, en ileri ilim adamlarını bile dehşete düşürecek boyutlardaki azametine tanık olurlardı. Göklerin ve yerin yaratılmasının, bunların büyüklüklerinin ve her ikisinde bulunan bunca mahlukatın var edilişinin, öldükten sonra insanların kabirlerinden diri olarak çıkarılmasından daha muazzam olduğunu anlarlardı … Devamını oku
Allah'ın, kendisine mülk (hükümranlık) ve peygamberlik vererek; dağların ve kuşların kendisiyle birlikte tespih etmesi ve demirin kendisi için yumuşatılması ile Dâvûd -aleyhisselam-'a olan ikramı beyan edilmiştir.
Allah'ın, kendisine mülk (hükümranlık) ve peygamberlik vererek Süleyman -aleyhisselam-'a olan ikramı beyan edilmiştir.
Verilen nimetlerden dolayı Allah'a şükretmenin gerekliliği beyan edilmiştir.
Gayb ilmini bilmenin Allah'a has olduğu, cinlerin ve diğerlerinin gayb bilgisine ulaştıklarını iddia eden kimselerin buna dair bir dayanaklarının ve esaslarının olmadığı beyan edilmiştir.
9. ayetin diğer mealleri
Onlar önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, her ihlasla yönelen kul için bir ayet/delil vardır.
Onlar, gökte ve yerde önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.
Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilesek kendilerini yere geçiriveririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz bunda Allah'a yönelen (hakka gönül veren) her kul için bir ibret vardır.