Mü’min Suresi’nin 57. ayeti (40:57) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 473. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’min Suresi 57. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
57. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Göklerin ve yerin yaratılması, genişliği ve ihtişamı insanların yaratılışından daha azametlidir. Göklerin ve yerin büyüklüğüne rağmen onları yaratmaya kadir olan, hesaplarını görüp karşılıklarını vermek için kabirlerden ölüleri diriltip yeniden yaratmaya da kadirdir. Ancak insanların büyük bir çoğunluğu bunu bilmez, bundan ibret almaz ve apaçık olmasına rağmen yeniden dirilişe dair bunu delil kabul etmezler.
57. Yüce Allah, akıllarda yer etmiş bir gerçeği haber vererek şöyle buyurmaktadır: Genişlik ve büyüklükleri göz önünde bulundurulduğunda göklerle yerin yaratılması, elbette ki insanların yaratılmasından daha büyük, daha muazzam bir iştir. İnsanlar göklerle yerin yaratılmasına nispetle çok küçük kalırlar. Bunca büyük cisimleri yaratan ve onları son derece sağlam yapan, elbette ki ölümlerinden sonra insanları diriltmeye öncelikle kadirdir. İşte bu, öldükten sonra dirilişe kat’i olarak delil teşkil eden aklî delillerden birisidir. Aklı başında bir kimse, bunun üzerine sadece düşünmekle bile onun … Devamını oku
Yüce Allah'ın resullerine ve Müminlere yardımı sabit olan ilahi bir kanundur.
Zalimin kıyamet günü özür beyan etmesi kendisine hiçbir fayda sağlamaz.
Batılın karşısında sabrın önemi beyan edilmiştir.
Göklerin ve yerin yaratılması yeniden dirilişe delil olmaktadır. Çünkü daha ihtişamlısını yaratmaya kadir olan, ondan daha alt derecede olana yeniden hayat vermeye de kadirdir.
57. ayetin diğer mealleri
Gökleri ve yeri yaratmak, insan yaratmaktan daha büyük bir şeydir. Fakat, insanların çoğu bilmiyorlar.
Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmezler.
57. ayet kelime kelime
لَخَلْقُlakhalquyaratmak
ٱلسَّمَٰوَٰتِl-samāwātigökleri
وَٱلْأَرْضِwal-arḍive yeri
أَكْبَرُakbaruçok daha zordur
مِنْminyaratmaktan
خَلْقِkhalqi
ٱلنَّاسِl-nāsiinsanları
وَلَٰكِنَّwalākinnafakat
أَكْثَرَaktharaçoğu
ٱلنَّاسِl-nāsiinsanların
لَاlābilmezler
يَعْلَمُونَyaʿlamūna
57. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara: “Ölün!” dedi, sonra da onları tekrar diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.
Sana (kıyamet) saatinin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Rabbimin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası açığa çıkaramaz. Göklere ve yere o saat ağır gelir. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar." De ki: "Onun ilmi sadece Allah katındadır. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler."
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
“Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kûb’un dinine tâbi oldum. Allah'a her hangi bir ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.”
“Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”