Hac Suresi’nin 76. ayeti (22:76) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 341. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Hac Suresi 76. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
76. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- melekler ve insanlardan olan elçilerinin yaratılmadan önce ve vefat ettikten sonra üzerlerinde oldukları hali bilir. Kıyamet günü bütün işler Yüce Allah'a döner. Öyle ki kullarını yeniden diriltip, yapmış oldukları amellerden dolayı onlara karşılıklarını verecektir.
75-76. Allah, zatının kemalini, buna karşılık putların zayıflığını, kendinin hak ma’bud olduğunu beyan ettikten sonra, peygamberlerin halini ve onların sahip oldukları müstesna fazilet ve erdemlerle diğer insanlardan ayrıcalıklı olduklarını beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Allah, meleklerden ve insanlardan rasûller seçer.” Yani O, hem meleklerden rasûller/elçiler seçer, hem de insanlardan. Bunlar kendi türlerinin en temizleri, şerefli vasıfları kendilerinde en çok toplayanları ve seçilmeye en layık olanlarıdırlar. Rasûller kayıtsız ve şartsız olarak bütün yaratıkların en … Devamını oku
Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler.
Onlar önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yeryüzüne bakmıyorlar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. İşte bunda, (Rabbine) ihlasla yönelen her kul için bir ayet/delil vardır.
Biz onlara yakın arkadaşlar kıldık. Onlar da önlerinde ve arkalarında olanı kendilerine süslediler. Onlardan önce gelen cinlerden ve insanlardan ümmetler arasında onlar üzerine söz hak olmuştur. Şüphesiz onlar zarar edenlerdi.