37:6 ayetinin metni
إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ ٦
Okunuşu
innā zayyannā l-samāa l-dun'yā bizīnatin l-kawākibi
Meal
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
سورة الصافات، الآية ٦
إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ ٦
innā zayyannā l-samāa l-dun'yā bizīnatin l-kawākibi
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
Sâffât Suresi’nin 6. ayeti (37:6) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 446. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Biz; yeryüzüne en yakın göğü, bakıldığında pırıl pırıl parlayan mücevherler gibi gözüken yıldızlarla süsledik.
6-7. Yüce Allah yıldızlardaki oldukça büyük şu iki faydayı söz konusu etmektedir: 1. Yıldızların sema için bir süs olmaları. Yıldızlar olmasa idi sema ışıksız ve kapkaranlık olurdu. Ancak Yüce Allah, göğün dört bir yanı aydınlansın, güzel bir görünüşü olsun, kara ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulunsun ve böylelikle bu yıldızların pek çok menfaati husule gelsin diye göğü bu yıldızlarla süslemiştir. 2. İtaatten çıkan ve azgınlığı sebebiyle mele-i âlâ’yı -ki bunlardan kasıt meleklerdir- dinlemeye kadar ulaşan her bir azgın şeytana karşı semanın korunması. 8-9. Eğer şeytalar meleklere … Devamını oku
Sâffât suresinin 1-24. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 446. sayfası).
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.
Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları Şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ
Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki mutlaka biz güç yetirenleriz.
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ …
Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik. …
وَلَا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ عِندَهُۥٓ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَهُۥ حَتَّىٰٓ إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمْ قَالُوا۟ مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ ٱلْحَقَّ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ
Allah’ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. Onlar da: "Hak olanı buyurdu." derler. O; yüksektir/yücedir, büyüktür.