15:16 ayetinin metni
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ١٦
Okunuşu
walaqad jaʿalnā fī l-samāi burūjan wazayyannāhā lilnnāẓirīna
Meal
Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik.
سورة الحجر، الآية ١٦
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ ١٦
walaqad jaʿalnā fī l-samāi burūjan wazayyannāhā lilnnāẓirīna
Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik.
Hicr Suresi’nin 16. ayeti (15:16) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 263. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Elbette biz, gökyüzüne insanların yolculuklarda kara ve denizlerin karanlığında yollarını bulduğu çok büyük yıldızlar koyduk ve onları, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretinin bir delili olması için bakan ve gören kimseler için güzelleştirdik.
16. Yüce Allah, kudretinin kemalini ve yarattıklarına olan merhametini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki Biz, gökte burçlar” yani tıpkı burçlara benzeyen, karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulunabilen büyük alametler olan yıldızları “yarattık ve onu” yani göğü “seyredenler için süsledik.” Yıldızlar olmasaydı göğün bu güzel manzarası ve bu hayret verici şekli olmazdı. Bu ise ona bakanların gökler hakkında dikkatle düşünmelerini, bunun üzerinde kafa yormalarını ve onları yoktan Yaratana dair bir delil görmelerini gerektirir.
Hicr suresinin 16-31. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 263. sayfası).
Gökte burçlar (yıldızlar) varettik ve onları bakanlar için süsledik.
Gökte büyük yıldızlar yarattık ve onları bakanlar için süsledik.
Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.
تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا
Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (Güneş) ve aydınlatıcı bir Ay var eden (Allah) çok yücedir.