18-19. Onun, Rabbine çokça yönelişinin ve çokça ibadet edişinin bir sonucu olarak Yüce Allah, dağları onunla birlikte Rablerini hamd ile tesbih edecek şekilde amade kılmıştı. Ayrıca onunla birlikte “toplu haldeki kuşları da” amade kılmıştık. “Her birisi” dağlar da kuşlar da “yalnız ona” Yüce Allah’a “yönelirdi.” Çünkü bunlar Yüce Allah’ın: “Ey dağlar, siz de onunla tesbih edin ve ey kuşlar siz de!” (Sebe, 34/10) buyruğuna uyarak bu tesbihi yapıyorlardı. İşte bu, Yüce Allah’ın ona, kendisine ibadeti hususunda bir lütfu idi. Daha sonra Yüce Allah, ona ihsan etmiş olduğu pek büyük hükümdarlık lütfunu da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
Dâvûd -aleyhisselam-'ın fazileti ve Yüce Allah'ın ona özel olarak vermiş olduğu mucizeler beyan edilmiştir.
Peygamberler -salavatullahi ve selamuhu aleyhim-, Allah Teâlâ'dan tebliğ ettikleri hususlarda hatadan masumdurlar. Çünkü risaletin maksadı ancak böyle gerçekleşir. Fakat bazen fıtrat gereği unutma ve hüküm ile ilgili dikkatsizlik onlardan sadır olabilir. Lakin Allah, onları lütfuyle (yanlıştan) bir an önce döndürür ve doğruyu gösterir.
Bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Zaten ortakların çoğu, birbirlerinin hakkına tecavüz eder." Sad: 24. ayetini iki ya da daha fazla ortak arasında şirket kurmanın meşru olduğuna delil getirmişlerdir.
Makam ve fazilet sahibi kimselerin yanına girerken edep kurallarına uymak uygun olan bir davranıştır.
18. ayetin diğer mealleri
Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları,
Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.
18. ayet kelime kelime
إِنَّاinnāelbette biz
سَخَّرْنَاsakharnāboyun eğdirmiştik
ٱلْجِبَالَl-jibāladağları
مَعَهُۥmaʿahuonunla beraber
يُسَبِّحْنَyusabbiḥ'natesbih ederlerdi
بِٱلْعَشِىِّbil-ʿashiyiakşam
وَٱلْإِشْرَاقِwal-ish'rāqive sabah
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.