İçeriğe geç

Sâd Suresi 18. Ayet

سورة ص، الآية ١٨

38:18 23. cüz 46. hizb Mushaf’ta 454. sayfa Mekki sure

38:18 ayetinin metni

إِنَّا سَخَّرْنَا ٱلْجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحْنَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِشْرَاقِ ۝١٨

Okunuşu

innā sakharnā l-jibāla maʿahu yusabbiḥ'na bil-ʿashiyi wal-ish'rāqi

Meal

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik. Akşam ve sabah onlar kendisiyle (Dâvud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Sâd Suresi’nin 18. ayeti (38:18) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 454. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Sâd Suresi 18. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Doğrusu biz dağları boyun eğdirdik. Günün başında ve günün sonunda Dâvûd'un tespihi ile birlikte tespih ederlerdi.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 18–19. ayetler

18-19. Onun, Rabbine çokça yönelişinin ve çokça ibadet edişinin bir sonucu olarak Yüce Allah, dağları onunla birlikte Rablerini hamd ile tesbih edecek şekilde amade kılmıştı. Ayrıca onunla birlikte “toplu haldeki kuşları da” amade kılmıştık. “Her birisi” dağlar da kuşlar da “yalnız ona” Yüce Allah’a “yönelirdi.” Çünkü bunlar Yüce Allah’ın: “Ey dağlar, siz de onunla tesbih edin ve ey kuşlar siz de!” (Sebe, 34/10) buyruğuna uyarak bu tesbihi yapıyorlardı. İşte bu, Yüce Allah’ın ona, kendisine ibadeti hususunda bir lütfu idi. Daha sonra Yüce Allah, ona ihsan etmiş olduğu pek büyük hükümdarlık lütfunu da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

Sâd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Sâd suresinin 17-26. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 454. sayfası).

  • Dâvûd -aleyhisselam-'ın fazileti ve Yüce Allah'ın ona özel olarak vermiş olduğu mucizeler beyan edilmiştir.
  • Peygamberler -salavatullahi ve selamuhu aleyhim-, Allah Teâlâ'dan tebliğ ettikleri hususlarda hatadan masumdurlar. Çünkü risaletin maksadı ancak böyle gerçekleşir. Fakat bazen fıtrat gereği unutma ve hüküm ile ilgili dikkatsizlik onlardan sadır olabilir. Lakin Allah, onları lütfuyle (yanlıştan) bir an önce döndürür ve doğruyu gösterir.
  • Bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın; "Zaten ortakların çoğu, birbirlerinin hakkına tecavüz eder." Sad: 24. ayetini iki ya da daha fazla ortak arasında şirket kurmanın meşru olduğuna delil getirmişlerdir.
  • Makam ve fazilet sahibi kimselerin yanına girerken edep kurallarına uymak uygun olan bir davranıştır.

18. ayetin diğer mealleri

Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik, akşam ve sabah onlar kendisiyle (Davud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.

Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları,

Biz, dağları onun emrine vermiştik. Akşam-sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi.

18. ayet kelime kelime

  1. إِنَّا innā elbette biz
  2. سَخَّرْنَا sakharnā boyun eğdirmiştik
  3. ٱلْجِبَالَ l-jibāla dağları
  4. مَعَهُۥ maʿahu onunla beraber
  5. يُسَبِّحْنَ yusabbiḥ'na tesbih ederlerdi
  6. بِٱلْعَشِىِّ bil-ʿashiyi akşam
  7. وَٱلْإِشْرَاقِ wal-ish'rāqi ve sabah

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

18. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sebe’ 34:10

    وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ مِنَّا فَضْلًا يَٰجِبَالُ أَوِّبِى مَعَهُۥ وَٱلطَّيْرَ وَأَلَنَّا لَهُ ٱلْحَدِيدَ

    Dâvud’a katımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar ve kuşlar! Dâvud’la tespih edin." Onun için demiri de yumuşattık.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ