Rûm Suresi’nin 38. ayeti (30:38) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 408. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Rûm Suresi 38. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
38. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müslüman!- İyilik ve akrabalık bağı hakkı için akrabalarına hak ettiklerini, muhtaç olanlara ihtiyaçlarını giderecek kadarını, kendi memleketine gitmek için yol bulamayan yolda kalmış kimseye (yardımcı olmak için) ver. Yüce Allah'ın yüzünü isteyenler için, bu belirtilen konularda yardımcı olmaları kendileri için çok hayırlıdır. Bu yardım ve hakları yerine getirenler, Cennet'te istediklerine nail olup, korktuğu azaptan selamette olarak kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir.
38. Yani sana yakın olan kimseye yakınlığına ve ihtiyacına göre Şâri’nin farz kıldığı yahut da teşvik etmiş olduğu nafaka, sadaka, hediye, iyilik, selâm, ikram, hatasını affetmek, kusurlarını müsamaha ile karşılamak gibi haklarını ver! Aynı şekilde fakirlik ve ihtiyacı dolayısı ile adeta kımıldayamaz hale gelmiş yoksula (miskine) ihtiyacını ortadan kaldıracak, yemek, su, giysi vb. gibi zaruri ihtiyaçlarını giderecek kadarını ver. Kendi vatanında bulunmayan, beraberinde herhangi bir mal ve yolculuğunda ihtiyacını karşılayabileceği bir kazancı bulunmayan yolda kalmış yolcuya da hakkını ver! … Devamını oku
Nimet içinde yaşarken sevinçte aşırı gidip kibirlenmek ve sıkıntı anında (Allah'ın) rahmetinden ümidini kesmek; kâfirlerin özelliğidir.
Hak sahiplerine haklarını vermek kurtuluşun sebeplerindendir.
Faiz yerle bir edilerek, yok edilmiş ve Allah yolunda infakın karşılığı kat kat verilmiştir.
Bulaşıcı hastalıkların yayılması ve toplumun bozulmasında günahların eseri gözle görülmektedir.
38. ayetin diğer mealleri
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bu, Allah’ın yüzünü dileyenler için çok daha hayırlıdır. Kurtuluşa erenler işte onlardır.
O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da... Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.
38. ayet kelime kelime
فَـَٔاتِfaātio halde ver
ذَاdhāakrabaya
ٱلْقُرْبَىٰl-qur'bā
حَقَّهُۥḥaqqahuhakkını
وَٱلْمِسْكِينَwal-mis'kīnave yoksula
وَٱبْنَwa-ib'nave yolcuya
ٱلسَّبِيلِl-sabīli
ذَٰلِكَdhālikabu
خَيْرٌkhayrundaha hayırlıdır
لِّلَّذِينَlilladhīnaiçin
يُرِيدُونَyurīdūnaisteyenler
وَجْهَwajhayüzünü (rızasını)
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
وَأُو۟لَٰٓئِكَwa-ulāikave işte
هُمُhumuonlar
ٱلْمُفْلِحُونَl-muf'liḥūnabaşarıya erenlerdir
38. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.