İçeriğe geç

Rûm Suresi 36. Ayet

سورة الروم، الآية ٣٦

30:36 21. cüz 41. hizb Mushaf’ta 408. sayfa Mekki sure

30:36 ayetinin metni

وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا۟ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ ۝٣٦

Okunuşu

wa-idhā adhaqnā l-nāsa raḥmatan fariḥū bihā wa-in tuṣib'hum sayyi-atun bimā qaddamat aydīhim idhā hum yaqnaṭūna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Rûm Suresi’nin 36. ayeti (30:36) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 408. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Rûm Suresi 36. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

36. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İnsanlara, zenginlik ve sağlık gibi nimetlerimizden verdiğimizde sevinçte sınırı aşarak bundan mutlu olur ve kibirlenirler. Fakirlik ve hastalık gibi kendi elleri ile işledikleri günahlardan dolayı onları üzecek bir şey isabet ettiğinde ise, Allah'ın rahmetinden ve kendilerine isabet eden şeyin kalkmayacağına dair ümitsizliğe kapılırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 36–37. ayetler

36. Yüce Allah, insanların çoğunun bolluk ve darlık karşısındaki tutumunu bize haber vermektedir. Şöyle ki Allah onlara kendi nezdinden sağlık, zenginlik, zafer vb. bir rahmet tattıracak olursa, onlar bundan dolayı şükür ve Allah’ın nimeti dolayısıyla sevinmek anlamıyla değil de azgınlık ve şımarıklık manasında sevinirler. “Kendi işledikleri” güahlar “yüzünden başlarına bir kötülük” hoşlarına gitmeyen bir hal “gelince de hemen ümitsizliğe kapılırlar.” O fakirliklerinin, hastalıklarının ve benzeri darlık hallerinin son bulmasından yana ümit keserler, o halin sürekli kalacağını düşünürler. Bu … Devamını oku

Rûm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Rûm suresinin 33-41. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 408. sayfası).

  • Nimet içinde yaşarken sevinçte aşırı gidip kibirlenmek ve sıkıntı anında (Allah'ın) rahmetinden ümidini kesmek; kâfirlerin özelliğidir.
  • Hak sahiplerine haklarını vermek kurtuluşun sebeplerindendir.
  • Faiz yerle bir edilerek, yok edilmiş ve Allah yolunda infakın karşılığı kat kat verilmiştir.
  • Bulaşıcı hastalıkların yayılması ve toplumun bozulmasında günahların eseri gözle görülmektedir.

36. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinirler ve eğer kendi elleriyle yaptıkları yüzünden bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşerler.

Ali Özek ve arkadaşları

İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler. Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizliğe düşüverirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar da; ellerinin önceden yaptığı şeyler sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen her ümidi kesiveriyorlar.

36. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَآ wa-idhā ve zaman
  2. أَذَقْنَا adhaqnā biz taddırdığımız
  3. ٱلنَّاسَ l-nāsa insanlara
  4. رَحْمَةً raḥmatan bir rahmet
  5. فَرِحُوا۟ fariḥū sevinirler
  6. بِهَا bihā onunla
  7. وَإِن wa-in ve eğer
  8. تُصِبْهُمْ tuṣib'hum onlara erişirse
  9. سَيِّئَةٌۢ sayyi-atun bir kötülük
  10. بِمَا bimā dolayı
  11. قَدَّمَتْ qaddamat öne sürdüklerinden
  12. أَيْدِيهِمْ aydīhim elleriyle (yapıp)
  13. إِذَا idhā derhal
  14. هُمْ hum onlar
  15. يَقْنَطُونَ yaqnaṭūna umutsuzluğa düşerler

36. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:10–11

    وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ …

    Eğer ona, kendisine dokunan sıkıntıdan sonra nimetler verirsek şöyle söyleyecektir: Kötülükler benden uzaklaştı. O, gerçekten şımaracak ve övünecektir. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şûrâ 42:48

    فَإِنْ أَعْرَضُوا۟ فَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا إِنْ عَلَيْكَ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ وَإِنَّآ إِذَآ أَذَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَإِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ كَفُورٌ

    Eğer yüz çevirirlerse, seni onlar üzerine gözetleyici olarak göndermedik. Sana düşen ancak tebliğ etmektir. Biz insana kendimizden bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir. Eğer kendi eliyle işledikleri sebebiyle bir kötülük dokunursa, insan hemen nankör kesilir.

  • Yûnus 10:21

    وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman bir de bakarsın ki, âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Rûm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası