bal kadhabū bimā lam yuḥīṭū biʿil'mihi walammā yatihim tawīluhu kadhālika kadhaba alladhīna min qablihim fa-unẓur kayfa kāna ʿāqibatu l-ẓālimīna
Meal
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz (onlara vadolunup da) gerçekleşmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Yûnus Suresi’nin 39. ayeti (10:39) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 213. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Yûnus Suresi 39. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
39. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Onlar icabet etmediler, aksine anlayıp tedebbür etmeden ve kendisi ile uyarıldıkları o azap gerçekleşmeden önce Kur'an'ı yalanlamakta birbirleri ile yarıştılar. Hâlbuki bu azabın gelme vakti yakınlaştı. İşte bunların yalanladıkları gibi geçmiş ümmetler de yalanlamışlardı. Onlara inen azap inivermişti. -Ey Peygamber!- Yalanlayan o ümmetlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak! Allah onları helak etti.
39. Onları, hakkı içeren ve ondan öte hakkın bulunmadığı bu Kur’an-ı Kerim’i yalanlamaya iten neden onların, ilmini kavrayamadıkları bir şeyi yalanlamaya kalkışmalarıdır. Eğer onlar ilmini kuşatabilmiş olsalardı ve onu gereği gibi kavrasalardı, hiç şüphesiz onu doğrular ve ona itaatle boyun eğerlerdi. Aynı şekilde onlara şu ana kadar “onun tevili” de gelmemiştir. Yani üzerlerine inmekle tehdit ettiği azap, kendilerini gelip bulacağını vaad ettiği ibretli ceza henüz onlara gelmemiştir. O nedenle yalanlamaya devam etmektedirler. Onların bu yalanlamaları ise kendilerinden öncekilerin … Devamını oku
Hakka hidayet eden ve hidayette muvaffak kılan sadece Allah'tır.
İlme ve hakka ulaşmak, vehim ve zannı terk etmek için delilleri, kanıtları ve hidayet yollarını isteyerek araştırmaya teşvik vardır.
Kıyamete kadar Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinin bir benzerini getirmesi hiç bir kimsenin gücü dahilinde değildir.
Anlamamaları ve tedebbür etmemeleri sebebi ile müşriklerin sefihlikleri (Allah'ın ayetlerini) yalanlamaları beyan edilmiştir.
39. ayetin diğer mealleri
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz (onlara vadolunup ta) gerçekleşmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Hayır! Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve tevili kendilerine gelmemiş olan bir şeyi yalanlamaktadırlar. Nitekim kendilerinden öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
Hayır. Onlar bilgileriyle kavrayamadıkları, te'vili de kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalan saydılar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmişlerdi, amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu.
39. ayet kelime kelime
بَلْbalhayır
كَذَّبُوا۟kadhabūyalanladılar
بِمَاbimāşeyi
لَمْlamkavrayamadıkları
يُحِيطُوا۟yuḥīṭū
بِعِلْمِهِۦbiʿil'mihiilmini
وَلَمَّاwalammāve
يَأْتِهِمْyatihimkendilerine gelmeyen
تَأْوِيلُهُۥtawīluhuyorumu
كَذَٰلِكَkadhālikaböyle
كَذَّبَkadhabayalanlamışlardı
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler de
مِنminonlardan önceki(ler)
قَبْلِهِمْqablihim
فَٱنظُرْfa-unẓurbir bak
كَيْفَkayfanasıl
كَانَkānaolduğuna
عَٰقِبَةُʿāqibatusonlarının
ٱلظَّٰلِمِينَl-ẓālimīnazalimlerin
39. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.