İçeriğe geç

Nahl Suresi 47. Ayet

سورة النحل، الآية ٤٧

16:47 14. cüz 27. hizb Mushaf’ta 272. sayfa Mekki sure

16:47 ayetinin metni

أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ ۝٤٧

Okunuşu

aw yakhudhahum ʿalā takhawwufin fa-inna rabbakum laraūfun raḥīmun

Meal

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 47. ayeti (16:47) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 272. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 47. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

47. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ya da O'ndan korktukları halde, Allah’ın azabının başlarına gelmesinden emin mi oldular? Allah Teâlâ her hâlükârda onlara azap etmeye kadirdir. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli ve merhametlidir. Umulur da kulları O'na tövbe eder diye onları cezalandırmak için acele etmez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 45–47. ayetler

45 - 47. Bu buyrukla Yüce Allah; kâfirleri, yalanlayanları ve çeşitli masiyetler işleyenleri farkında olmaksızın azabın ansızın onları yakalayabileceği gerçeği ile uyarmaktadır. Bu azap, onların ya üstlerinden tepelerine inecek yahut da altlarından, yerin dibine geçirilmek sureti ile veya başka bir şekille onlara gelecektir. Ya da onlar gezip dolaşırken, işleri ile meşgul olurken ve azaba uğramak hatırlarına bile gelmediği bir zamanda yahut da azaptan korktukları bir sırada azaba duçar olacaklardır. Onlar, hiçbir halde Allah’ı âciz bırakamazlar, aksine Allah’ın kabzasındadırlar, idareleri de … Devamını oku

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 43-54. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 272. sayfası).

  • Allah’ın verdiği nimetlerin üzerine her an iniyor olması ve günahlarının her vakit Rabbine yükseliyor olması sebebiyle günahkâr kimsenin Rabbinden utanması gerekir.
  • Kâfirlerin, inkârcıların ve çeşitli günah sahiplerinin, Allah Teâlâ’nın onları azap ile hissetmedikleri bir anda gaflet halindeyken yakalamasından korkmaları gerekir.
  • Rızık, barış ve sağlık gibi, maddi veya güven, makam, mevki gibi manevi bütün nimetler Allah Teâlâ’dandır.
  • İnsan, zorluk zamanında kendisini Allah Teâlâ’dan başka sıkıntıdan kurtulacak birini bulamaz. Allah Teâlâ'nın dışında sıkıntının giderilmesine hiç kimsenin kadir olmadığını bildiği için, dua ederek O'na haykırır.

47. ayetin diğer mealleri

Veya onları korku üzerineyken kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? İşte Rabbiniz, çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Yoksa Allah'ın kendilerini yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından (emin mi oldular)? Kuşkusuz Rabbin çok şefkatli, pek merhametlidir.

Yahut ta kendilerini azar azar yakalayıp helak etmesinden emin mi oldular? Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

47. ayet kelime kelime

  1. أَوْ aw yahut
  2. يَأْخُذَهُمْ yakhudhahum kendilerini yakalamayacağından? أ خ ذ
  3. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  4. تَخَوُّفٍ takhawwufin bir korku خ و ف
  5. فَإِنَّ fa-inna doğrusu
  6. رَبَّكُمْ rabbakum Rabbiniz ر ب ب
  7. لَرَءُوفٌ laraūfun çok şefkatlidir ر أ ف
  8. رَّحِيمٌ raḥīmun çok acıyandır ر ح م

47. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:102

    وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلْقُرَىٰ وَهِىَ ظَٰلِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُۥٓ أَلِيمٌ شَدِيدٌ

    Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O’nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.

  • Hac 22:48

    وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    Zalim oldukları halde kendilerine mühlet verdiğim nice memleketler vardır. Sonra onları (azap ile) yakaladım, dönüş yalnız banadır.

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ