İçeriğe geç

Nahl Suresi 46. Ayet

سورة النحل، الآية ٤٦

16:46 14. cüz 27. hizb Mushaf’ta 272. sayfa Mekki sure

16:46 ayetinin metni

أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِى تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ ۝٤٦

Okunuşu

aw yakhudhahum fī taqallubihim famā hum bimuʿ'jizīna

Meal

Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 46. ayeti (16:46) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 272. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 46. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

46. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yahut onlar, yolculuklarında ve kazançlarının peşinden gidip gelirken azabın kendilerini bulmayacağından emin mi oldular? Onlar bundan ne kaçabilirler ve ne de engel olabilirler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 45–47. ayetler

45 - 47. Bu buyrukla Yüce Allah; kâfirleri, yalanlayanları ve çeşitli masiyetler işleyenleri farkında olmaksızın azabın ansızın onları yakalayabileceği gerçeği ile uyarmaktadır. Bu azap, onların ya üstlerinden tepelerine inecek yahut da altlarından, yerin dibine geçirilmek sureti ile veya başka bir şekille onlara gelecektir. Ya da onlar gezip dolaşırken, işleri ile meşgul olurken ve azaba uğramak hatırlarına bile gelmediği bir zamanda yahut da azaptan korktukları bir sırada azaba duçar olacaklardır. Onlar, hiçbir halde Allah’ı âciz bırakamazlar, aksine Allah’ın kabzasındadırlar, idareleri de … Devamını oku

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 43-54. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 272. sayfası).

  • Allah’ın verdiği nimetlerin üzerine her an iniyor olması ve günahlarının her vakit Rabbine yükseliyor olması sebebiyle günahkâr kimsenin Rabbinden utanması gerekir.
  • Kâfirlerin, inkârcıların ve çeşitli günah sahiplerinin, Allah Teâlâ’nın onları azap ile hissetmedikleri bir anda gaflet halindeyken yakalamasından korkmaları gerekir.
  • Rızık, barış ve sağlık gibi, maddi veya güven, makam, mevki gibi manevi bütün nimetler Allah Teâlâ’dandır.
  • İnsan, zorluk zamanında kendisini Allah Teâlâ’dan başka sıkıntıdan kurtulacak birini bulamaz. Allah Teâlâ'nın dışında sıkıntının giderilmesine hiç kimsenin kadir olmadığını bildiği için, dua ederek O'na haykırır.

46. ayetin diğer mealleri

Veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir.

veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.

Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de değillerdir.

46. ayet kelime kelime

  1. أَوْ aw yahut
  2. يَأْخُذَهُمْ yakhudhahum kendilerini yakalamayacağından? أ خ ذ
  3. فِى fī dönüp dolaşırlarken
  4. تَقَلُّبِهِمْ taqallubihim ق ل ب
  5. فَمَا famā değillerdir
  6. هُم hum onlar
  7. بِمُعْجِزِينَ bimuʿ'jizīna engel olacak da ع ج ز

46. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:97–98

    أَفَأَمِنَ أَهْلُ ٱلْقُرَىٰٓ أَن يَأْتِيَهُم بَأْسُنَا بَيَٰتًا وَهُمْ نَآئِمُونَ …

    Acaba o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine geleceğinden güvende mi oldular? …

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ