Nahl Suresi’nin 22. ayeti (16:22) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 269. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 22. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
22. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Sizlerin gerçek mabudu hiçbir ortağı olmayan, tek hak mabut olan Allah’tır. Yaptıklarının karşılığını görmek için tekrardan diriltileceklerine iman etmeyenlerin kalpleri Allah’ın birliğini inkâr ederler. Bunun sebebi kalplerinde bir korku olmamasıdır. O kalpler, hesaba çekileceklerine ve ceza göreceklerine iman etmezler. Onlar kibirlidirler, hakkı kabul etmezler ve ona boyun eğmezler.
21. Diğer taraftan bunlarda ne ilim, ne onun dışındaki kemâl sıfatlarından hiçbirisi yoktur. “Hem diri değil, ölüdürler.” Ne işitirler, ne görürler, ne de bir şeye akıl erdirebilirler. Nasıl olur da siz bunları âlemlerin Rabbinin yanısıra ilâh edinebilirsiniz? Müşriklerin akılları ne kadar da kıttır! Ne kadar sapık, ne kadar bozuktur! Çünkü yanlış olduğu her şeyden daha açık bir gerçek olarak ortada bulunan bir hususu bile görememişlerdir. Onlar bütün yönleri ile eksik, kemal sıfatlarının ve fiillerinin hiçbirisine sahip olamayan varlıklarla, bütün yönleri ile kemâl sıfatlarına sahip ve bu … Devamını oku
Ayetlerde Allah’ın kullarına bahşettiği nimetlerin türleri zikredilmiştir ki bunlar çok büyük şeylerdir. Genel ve ayrıntılı olarak zikredilmiştir. Allah, kullarını bu nimetlere karşılık kendisine şükretmeye, zikretmeye ve dua etmeye/ibadete çağırmaktadır.
İnsan tabiatı gereği haksızlık ve günah işlemeye çok cesaretli, Rabbinin haklarını yerine getirmede ise çok gevşektir. Allah’ın nimetlerine nankörlük ederek şükretmez. Sadece Yüce Allah’ın hidayet ettiği kimseler bu nimetleri tanıyıp, bilirler.
Dalalet hakkında , sapan da, saptıran da eşittir. Çünkü o, bir kimseyi saptırmamış olsaydı, o kimse düşünerek veya nasihat edenlere sorarak doğru yolu bulurdu.
Yüce Allah, günahkâr kimselere çok şiddetli olarak aniden azap indirir. Bu şekilde son derece korku içinde olurlar. İnsanlara yavaş yavaş gelen azap ise böyle değildir.
22. ayetin diğer mealleri
İlahınız tek (hak) ilahtır. Ahirete iman etmeyenler ise, onların kalpleri inkarcıdır. Aslında onlar, büyüklük taslayanlardır
İlâhınız tek bir ilahdır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete iman etmeyenlerin kalpleri daralır. Allah’tan başkaları (ilahları) anıldığında ise hemen sevince kapılırlar.