Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Nahl Suresi’nin 116. ayeti (16:116) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 280. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 116. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
116. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müşrikler!- Allah adına yalan uydurmak maksadıyla, haram kılmadığı şeyleri haram kılarak veya helal kılmadığı şeyleri helal kılarak, Allah hakkında dillerinizin uydurduğu yalanlarla, sakın "Bu helal bir şeydir ve bu da haram olan bir şeydir" demeyin! Şüphesiz Yüce Allah adına yalanlar uyduranlar istediklerini kazanamayacaklar ve korktukları şeylerden güvende olamayacaklar.
116. Yani Yüce Allah’a iftirada bulunup O’nun hakkında söylemediği şeyleri söyleyerek, kendiliğinizden yalan yere haram ve helâl koymayın. “Çünkü Allah hakkında yalan uydurmuş olursunuz. Şüphe yok ki Allah hakkında yalan uyduranlar” dünyada da âhirette de “iflâh olmazlar.” Allah’ın onların rezilliklerini açığa çıkarması kaçınılmaz bir şeydir.
Verilen karşılık, yapılan amelin türünden olur. Şehir halkı, nimetlere karşı şımarınca tam tersine döndürüldüler. Bu (tersine çevrilmeleri) da, onların helak olmaları, malın onlardan çekilip alınmasıdır. Doymalarının ardından çok şiddetli açlık, korku ve helaka, güvenlik ve huzurun ardından endişeye, yaşamaları için yeterliliğin ardından yaşam kaynaklarının azalması durumuna düştüler.
Allah'a ve peygamberine iman ederek bir tek Allah’a ibadet etmenin ve çok olan lütuf ve nimetlerine karşı O'na şükretmenin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Şüphesiz ilahi azap, Allah'a iman etmede küfre düşen, O'na karşı gelen ve Allah’ın verdiği nimetlere karşı nankörlük eden herkese erişecektir.
Allah Teâlâ, kendi katından bir lütuf olarak ve pis olan her şeyden korumak amacıyla bizlere sadece pislik olan şeyleri haram kılmıştır.
116. ayetin diğer mealleri
Dillerinizin uydurduğu yalanla "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin. Böylece Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helaldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.
Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkârdır, fakat onların çoğu (O’nun nimetlerine) şükretmezler.
Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmıştır. Fakat, o kâfirler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.