İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 28. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٢٨

3:28 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 53. sayfa Medeni sure

3:28 ayetinin metni

لَّا يَتَّخِذِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ ٱللَّهِ فِى شَىْءٍ إِلَّآ أَن تَتَّقُوا۟ مِنْهُمْ تُقَىٰةً وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفْسَهُۥ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ ۝٢٨

Okunuşu

lā yattakhidhi l-mu'minūna l-kāfirīna awliyāa min dūni l-mu'minīna waman yafʿal dhālika falaysa mina l-lahi fī shayin illā an tattaqū min'hum tuqātan wayuḥadhirukumu l-lahu nafsahu wa-ilā l-lahi l-maṣīru

Meal

Müminler, Müminleri bırakıp kâfirleri veli/dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Dönüş Allah’adır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 28. ayeti (3:28) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 53. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 28. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

28. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Müminler! Sakın Müminleri bırakıp da sevip, yardım ederek kâfirleri veli/dost edinmeyin. Kim bunu yaparsa, Allah’tan uzaklaşmış, Allah da ondan uzaklaşmıştır. Ancak onların hükümranlığında olmanız ve size gelebilecek tehlikelerden korunmanız başkadır. Onlara karşı düşmanlığı gizlemekle birlikte onların eziyetlerinden korunmak için onlara karşı yumuşak söz söylemenizde ve yumuşak davranmanızda bir sıkıntı yoktur. Allah, sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Sakın O'na isyan ederek gazabına uğramayın. Kıyamet günü amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere kulların dönüşü sadece Allah’adır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

28. “Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler.” Bu, Yüce Allah’ın mü’minlere koyduğu bir yasak ve bir sakındırmadır. Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dostlar edinmemelidirler. Çünkü mü’minler birbirlerinin dostlarıdır. Allah da onların dostudur. “Kim bunu” kâfirleri dost edinmeyi “yaparsa Allah ile olan bağını koparmış olur.” Yani o Allah’tan uzaktır, Allah da ondan uzaktır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde: “İçinizden kim onları dost edinirse muhakkak o da onlardandır” (el-Maide, 5/51) buyurmaktadır. “Ancak onlardan gelecek bir zarardan korunmaya çalışmanız müstesnâ” … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 23-29. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 53. sayfası).

  • Başarı, hidayet ve ilim Allah Teâlâ'dandır. -İlim ne kadar çok olur ve ilim sahibi kimse ne kadar yüksek dereceye ulaşırsa ulaşsın-, yüce Allah ilim ile birlikte muvaffakiyet vermez ise, o kimse ilimden istifade edemez.
  • Mülk Allah Teâlâ'nındır. Veren de mani olan da O'dur. İzzetli kılan da, zilletli kılan da odur. Hayrın tamamı O'nun elindedir. Her iş O'na döner. O'ndan başkasından istenmez.
  • Kâfirleri dost edinmek çok tehlikelidir. Zira Allah, kâfirleri dost edinen kimseyi kendisinden beri olmak ve kıyamet günü hesaba çekmek ile tehdit etmiştir.

28. ayetin diğer mealleri

Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri veli/dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah’tan hiçbir şey beklemesin. Kim bunu yaparsa, Allah ondan beri, O da Allah'tan uzaktır. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup, uyarmaktadır. Dönüş Allah’adır.

  Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah’adır.

Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilişiği kesilmiş olur, ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihâyet gidiş Allah'adır.

28. ayet kelime kelime

  1. لَّا lā edinmesin
  2. يَتَّخِذِ yattakhidhi أ خ ذ
  3. ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minūna Mü'minler أ م ن
  4. ٱلْكَٰفِرِينَ l-kāfirīna kafirleri ك ف ر
  5. أَوْلِيَآءَ awliyāa dost و ل ي
  6. مِن min bırakıp
  7. دُونِ dūni د و ن
  8. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna inananları أ م ن
  9. وَمَن waman ve kim
  10. يَفْعَلْ yafʿal yaparsa ف ع ل
  11. ذَٰلِكَ dhālika böyle
  12. فَلَيْسَ falaysa kalmaz (değildir) ل ي س
  13. مِنَ mina Allah ile
  14. ٱللَّهِ l-lahi
  15. فِى fī bir şey (dostluğu)
  16. شَىْءٍ shayin ش ي أ
  17. إِلَّآ illā ancak başka
  18. أَن an korunmanız
  19. تَتَّقُوا۟ tattaqū و ق ي
  20. مِنْهُمْ min'hum onlardan
  21. تُقَىٰةً tuqātan (gelebilecek) tehlikeden و ق ي
  22. وَيُحَذِّرُكُمُ wayuḥadhirukumu ve sizi sakındırır ح ذ ر
  23. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  24. نَفْسَهُۥ nafsahu kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den ن ف س
  25. وَإِلَى wa-ilā ve Allah'adır
  26. ٱللَّهِ l-lahi
  27. ٱلْمَصِيرُ l-maṣīru dönüş ص ي ر

28. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:144

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَتُرِيدُونَ أَن تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَٰنًا مُّبِينًا

    Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri veli edinmeyin. (Böyle yaparak) Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

  • Mâide 5:51

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Ey İman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

  • Enfâl 8:73

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

    Kâfirler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur.

  • Nahl 16:106

    مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorlanan kimse müstesna, iman ettikten sonra Allah'ı inkâr edip, gönlünü küfre açanlara Allah katından bir gazap vardır ve büyük azap da onlar içindir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:139

    ٱلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ ٱلْعِزَّةَ فَإِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا

    Onlar, Müminleri bırakıp kâfirleri dost/veli edinirler. Kâfirlerin yanında güç/zafer mi arıyorlar? İzzet bütünüyle Allah’a aittir.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ