İçeriğe geç

Mü’minûn Suresi 17. Ayet

سورة المؤمنون، الآية ١٧

23:17 18. cüz 35. hizb Mushaf’ta 342. sayfa Mekki sure

23:17 ayetinin metni

وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَٰفِلِينَ ۝١٧

Okunuşu

walaqad khalaqnā fawqakum sabʿa ṭarāiqa wamā kunnā ʿani l-khalqi ghāfilīna

Meal

Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan gâfil değiliz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’minûn Suresi’nin 17. ayeti (23:17) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 342. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’minûn Suresi 17. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey insanlar! Gerçekten biz, üzerinizde bazısı bazısının üzerinde olmak üzere kat kat yedi gök yarattık. Yarattıklarımızdan gafil olmadık ve onları asla unutmadık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

17. Yüce Allah, insanın yaratılışını söz konusu ettikten sonra onun meskenini, bu meskenin her çeşit nimetlerle donatıldığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun biz üstünüzde” yeryüzüne bir tavan, kullar için de maslahat olmak üzere “yedi yol” biri diğerinin üstünde yedi tabaka halinde yıldızlarla güneş ve ay ile süslenmiş ve orada kulların maslahatına gerekli olan şeylerin tevdi edilmiş bulunduğu yedi gök “yarattık. Biz yaratmaktan/yaratılmışlardan habersiz değiliz.” Yani yaratışımız her yaratılmışı kapsadığı gibi ilmimiz de bütün yarattıklarımızı kuşatmıştır. Hiçbir varlıktan … Devamını oku

Mü’minûn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’minûn suresinin 1-17. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 342. sayfası).

  • Kurtuluşa ermenin vesileleri çoktur. Bunları bilmek ve bunlar hususunda hırslı olmak güzeldir.
  • Yaratılış ve dinin derece derece aşamalar halinde olması ilahi bir kanundur.
  • Yüce Allah'ın ilmi, yarattıklarını kuşatmıştır.

17. ayetin diğer mealleri

Sizin üzerinizde yedi kat yaratmışızdır. Yarattıklarımızdan gafil de değiliz.

Şu da bir gerçek ki, biz, sizin üzerinizdeki yedi tabaka göğü de yarattık ve yaratılanlardan hiçbir surette gâfil olmadık.

Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.

17. ayet kelime kelime

  1. وَلَقَدْ walaqad ve andolsun
  2. خَلَقْنَا khalaqnā yarattık
  3. فَوْقَكُمْ fawqakum üstünüzde
  4. سَبْعَ sabʿa yedi
  5. طَرَآئِقَ ṭarāiqa tabaka (gök)
  6. وَمَا wamā ve
  7. كُنَّا kunnā biz değiliz
  8. عَنِ ʿani yaratmaktan
  9. ٱلْخَلْقِ l-khalqi
  10. غَٰفِلِينَ ghāfilīna gafil

17. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mü’min 40:57

    لَخَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.

  • İsrâ 17:44

    تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

    Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.

  • Nûh 71:15

    أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا

    Allah’ın yedi göğü kat kat nasıl yarattığını görmüyor musunuz?

  • Talâk 65:12

    ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ وَمِنَ ٱلْأَرْضِ مِثْلَهُنَّ يَتَنَزَّلُ ٱلْأَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ ٱللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًۢا

    Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Onun emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.

  • En’âm 6:59

    وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ