İçeriğe geç

En’âm Suresi 59. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٥٩

6:59 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 134. sayfa Mekki sure

6:59 ayetinin metni

وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ ۝٥٩

Okunuşu

waʿindahu mafātiḥu l-ghaybi lā yaʿlamuhā illā huwa wayaʿlamu mā fī l-bari wal-baḥri wamā tasquṭu min waraqatin illā yaʿlamuhā walā ḥabbatin fī ẓulumāti l-arḍi walā raṭbin walā yābisin illā fī kitābin mubīnin

Meal

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 59. ayeti (6:59) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 134. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 59. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

59. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Gaybın hazineleri yalnız Allah'ın elindedir. Onları, kendisinden başka kimse bilmez. Karada bulunan hayvan, bitki, cansız bütün varlıkları bilir. Denizde bulunan bütün hayvan, bitki ve cansız olanları da bilir. Herhangi bir yerde bir yaprak düşse, yeryüzünde saklı herbir tane, yaş ve kuru olan her bir şey apaçık bir kitapta Levh-i Mahfuz'da bulunmaktadır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

59. Bu yüce âyet-i kerime, Yüce Allah’ın kapsayıcı ilmini, etraflı bir şekilde açıklayan, O’nun ilminin kullarından dilediği kimseleri de bir kısmına muttali kıldığı bütün gaybları kuşattığını açıklayan en büyük âyetlerden birisidir. Yüce Allah bu gaybların çok büyük bir bölümünü diğer varlıklar şöyle dursun mukarreb melekler ile mürsel peygamberlerden dahi gizlemiştir. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın karalarda, çöllerde bulunan bütün hayvanları, ağaçları, kumları, çakılları, toprakları, denizde bulunan canlıları, madenleri, denizin dört bir köşesinde mevcut olan diğer bütün varlıkları … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 53-59. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 134. sayfası).

  • Allah Teâlâ kulların bazılarını bazılarına fitne kılar. Rızıkta, küfür ve iman etmede dereceleri birbirlerinden farklıdır. Rızkın genişliği ve darlığı küfür ve imana bağlı değildir.
  • Güler yüzlü olmak, selam vermek, sade olmak ve arkadaşlarının mutluluğu ile mutluluk duymak davetçi olan kimsenin ahlakındandır.
  • Hakka davet eden kimse akidesinde, menhecinde ve davranışlarında hevâ ve hevesten sakınmalıdır.
  • Gayb ilminde Allah -Azze ve Celle-'in tek başına olduğu, hiç bir ortağının bulunmadığı ve bu hususta ilminin genişliği ispat edilmiştir. Şüphesiz hiçbir şey O'na gizli kalmaz ve mahlukatı hakkında hiçbir şeyi unutmaz. Her şey en ince ayrıntısına kadar Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katında yazılmış kayıt altındadır.

59. ayetin diğer mealleri

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Gaybın anahtarları O'ndadır ve onları O'ndan başkası bilmez; karada ve denizde olan her şeyi bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin; yeryüzünün karanlıklarında hiçbir dane, hiçbir yaş ve kuru olmasın ki apaçık Kitapta bulunmasın.

Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.

59. ayet kelime kelime

  1. وَعِندَهُۥ waʿindahu ve O'nun yanındadır
  2. مَفَاتِحُ mafātiḥu anahtarları
  3. ٱلْغَيْبِ l-ghaybi gayb'ın
  4. لَا lā onları bilmez
  5. يَعْلَمُهَآ yaʿlamuhā
  6. إِلَّا illā başkası
  7. هُوَ huwa O'ndan
  8. وَيَعْلَمُ wayaʿlamu ve (O) bilir
  9. مَا mā ne varsa
  10. فِى fī karada olan
  11. ٱلْبَرِّ l-bari
  12. وَٱلْبَحْرِ wal-baḥri ve denizde olan
  13. وَمَا wamā düşmez
  14. تَسْقُطُ tasquṭu
  15. مِن min hiçbir
  16. وَرَقَةٍ waraqatin yaprak
  17. إِلَّا illā dışında
  18. يَعْلَمُهَا yaʿlamuhā onun bilgisi
  19. وَلَا walā ve (yoktur)
  20. حَبَّةٍ ḥabbatin bir dane
  21. فِى fī içinde
  22. ظُلُمَٰتِ ẓulumāti karanlıkları
  23. ٱلْأَرْضِ l-arḍi yerin
  24. وَلَا walā ve (yoktur)
  25. رَطْبٍ raṭbin yaş
  26. وَلَا walā ve
  27. يَابِسٍ yābisin kuru
  28. إِلَّا illā ancak
  29. فِى fī vardır
  30. كِتَٰبٍ kitābin bir Kitapta
  31. مُّبِينٍ mubīnin apaçık

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Sahîh-i Buhârî 4627

Gaybın anahtarları beş tanedir

Gaybın anahtarları beş tanedir: {Kıyamet saati hakkındaki bilgi yalnız Allah’ın katındadır; O, yağmuru indirir ve rahimlerde bulunanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez; hiçbir kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.}

مَفَاتِحُ الْغَيْبِ خَمْسٌ ‏‏إِنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ، وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ، وَيَعْلَمُ مَا فِي الأَرْحَامِ، وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا، وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 11 başka rivayet Şerhli

59. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Lokmân 31:34

    إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ

    Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O; yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

  • Mü’min 40:19

    يَعْلَمُ خَآئِنَةَ ٱلْأَعْيُنِ وَمَا تُخْفِى ٱلصُّدُورُ

    Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Neml 27:75

    وَمَا مِنْ غَآئِبَةٍ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.

  • Yûnus 10:61

    وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur’an’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz. Hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

  • Sebe’ 34:3

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَأْتِينَا ٱلسَّاعَةُ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    Kâfirler: "Kıyamet bize gelmeyecek." dediler. De ki: "Hayır! Gaybı bilen Rabbim'e yemin olsun, o mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O’ndan gizli değildir. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık kitaptadır (yazılıdır)."

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ