yāahla l-kitābi qad jāakum rasūlunā yubayyinu lakum kathīran mimmā kuntum tukh'fūna mina l-kitābi wayaʿfū ʿan kathīrin qad jāakum mina l-lahi nūrun wakitābun mubīnun
Meal
Kitap'dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğunu da (açıklamadan) geçiveren rasûlümüz gelmiştir. Doğrusu size Allah’tan bir aydınlatıcı ve apaçık/açıklayıcı bir kitap gelmiştir.
Mâide Suresi’nin 15. ayeti (5:15) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 110. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 15. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
15. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Tevrat ehli Yahudiler ve İncil ehli Hristiyanlardan oluşan ey Ehlikitap! Resulümüz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- size indirilen kitaptan gizlediklerinizin bir çoğunu açıklamaya geldi. Sizlere yarar sağlamayanları ise açıklamadan geçti. Rezilliklerinizi ise ortaya koydu. Kur'an size onunla aydınlanacağınız kitap olarak geldi. Aynı zamanda Kur'an, insanların dünyevi ve uhrevi işlerinde ihtiyaç duydukları her şeyi açıklayan bir kitaptır.
15. Yüce Allah yahudi ve hristiyanlardan oluşan kitap ehlinden almış olduğu sözü ve onların -pek azı müstesna- bu sözü bozduklarını söz konusu ettikten sonra hepsine Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmelerini emretmiş ve onlara karşı onun nübüvvetinin doğruluğuna dair kesin bir belgeyi delil olarak göstermiştir ki o da şudur: Bu peygamber onlara insanlardan -hatta kendi dinlerine mensup olan avamdan bile- sakladıkları pek çok şeyi beyan etmektedir. İlim konusunda parmakla gösterilecek kimseler oldukları halde ve o dönemde başkaları da ancak onlar kadar bilgi sahibi iken ve ilim … Devamını oku
Yüce Allah'a verilen sözlere ve anlaşmalara uyulmayarak terk edilmesi Allah Teâlâ'nın emirlerine muhalif oldukları için birbirlerine zıt olan insanların arasında düşmanlığın meydana gelmesini, nefertin yayılmasını, birbirlerinden nefret etmelerini ve birbirleriyle savaşmalarını gerekli kılabilir.
Allah Teâlâ'nın Mesih İsa -aleyhisselam-'ın bedeninde vücut bulduğunu söyleyen Hristiyanlara karşı reddiye vardır. Onların küfürleri ve söyledikleri sapıkça sözleri beyan edilmiştir.
Mesih'in ilah olmasının batıl olduğunu gösteren delillerden biri de şüphesiz Allah Teâlâ, Mesih ve annesi -aleyhimasselam-'ı ve yeryüzünde bulunanların hepsini helak etmek istediğinde hiçbir kimsenin O'nu engellemeye gücü yetmeyecek olmasıdır. Bu da her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın emir buyurmada yanlız ve tek olduğunu ispat etmektedir. O'ndan başka hak ilah olmadığını göstermektedir.
Mesih'in ilâh olmadığının delillerinden biri de şüphesiz Allah Teâlâ'nın zikrettiği: "O dilediğini yaratır." ayetidir. (Mâide Suresi: 17) Nitekim anne-babadan bir insan yaratıp meydana getirdiği gibi, İsâ -aleyhisselam- örneğinde olduğu gibi babasız tek bir anneden insan yaratabilir. Ayrıca cansız varlıklardan Mûsâ -aleyhisselam-'ın yılanı örneğinde olduğu gibi bir canlı yaratabilir. Havva'yı Âdem -aleyhimesselâm-'dan yarattığı gibi dişiyi de erkekten yaratır.
15. ayetin diğer mealleri
Ey kitap ehli! Rasûlümüz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin birçoğunu size açıkça anlatıyor ve bir çoğunu da (hikmet gereği) bırakıp, geçiyor. Doğrusu size Allah’tan bir aydınlatıcı ve apaçık/açıklayıcı bir kitap gelmiştir.
Ey ehli kitap! Rasûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.
Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan, çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi. Ayrıca size, Allah'tan bir nur ve apacık bir kitap da gelmiştir.
Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlü'nün haram kıldığı şeyleri haram kılmayıp hak dini din edinmeyenlerle küçülerek/boyunlarını büküp elleriyle cizye verene kadar savaşın!
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde; “Bize, müjdeci ve uyarıcı gelmedi.” demeyesiniz diye, size gerçekleri açıkça anlatan Rasûlümüz geldi. O, müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter.