(Eğer sonradan) o ikisinin (yalan söyleyerek) günaha düştükleri belli olursa, ölenin yakınlarından diğer iki kişi onların yerine geçerler ve; “Bizim şahitliğimiz, bu ikisinin (yalancı) şahitliğinden (kabul olma hususunda) daha geçerlidir. Biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
Mâide Suresi’nin 107. ayeti (5:107) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 125. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 107. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
107. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Eğer o ikisine yemin ettirildikten sonra yapmış oldukları yeminlerinde ve şahitliklerinde yalancı oldukları veya hainlikleri ortaya çıkarsa o zaman ölen kimseye yakın olan iki akrabası hak olanı yerine getirmek için şahitlik ya da yemin ederler. Bu iki akraba yemin ederek, o iki kişi hakkında onların yalancı ve hain olduklarına dair yaptığımız şahitlik onların yaptığı şahitlikten ve yalan yere yemin etmelerinden daha doğrudur derler. Biz yalan yere yemin etmedik. Eğer biz yalan yere şahitlik yaparsak o zaman Allah'ın sınırlarını aşan zalimlerden oluruz.
107. “Eğer o ikisinin” yani şahitlik eden kimselerin, karineler yolu ile yalan söylediklerine ve hainlik ettiklerine delâlet edecek bazı hususlara binaen “bir günah kazandıkları anlaşılırsa” o takdirde “haksızlığa uğrayanlardan (ölüye) en yakın iki kişi onların yerine geçer.” Yani ölenlerin yakınlarından iki kişi şahitlik yapsınlar ve bunlar da ölene en yakın kimselerden olsunlar. “Bizim şahitliğimiz o iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur” yani onlar yalan söylediler, değişiklik yaptılar, hainlik ettiler “haksızlık da yapmadık. Yoksa” eğer zulmeder, haksızlık yapar ve hak olmayan bir şahitlikte bulunacak olursak “muhakkak zalimlerden oluruz, diye Allah adına yemin ederler.”
Eğer kul, kendisini Allah'a itaat etmeye ve gücü yettiği ölçüde iyiliği emredip kötülükten yasaklamaya yükümlü tutarsa, bundan sonra hiçbir kimsenin sapıklığı ona zarar vermez. Başkaları yüzünden özellikle de doğru yoldan sapmış olanlardan hesaba çekilmez.
Vasiyetin adaletli şahitler huzurunda yazılıp, korunma altına alınması teşvik edilmiştir.
Şahitlere vasiyet hakkında soru sormanın dinî şekli beyan edilmiştir.
107. ayetin diğer mealleri
Eğer o ikisinin günaha düştükleri belli olursa, ölenin yakınlarından diğer iki kişi onların yerine geçerler ve “bizim şahitliğimiz, bu ikisinin (yalancı) şahitliğinden (kabul olma hususunda) daha geçerlidir. Biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
Bu şahitlerin (sonradan yalan söyleyerek) bir günah kazandıkları anlaşılırsa, (şahitlerin) haklarına tecavüz ettiği ölüye daha yakın olan (mirasçılardan) iki kişi onların yerini alır ve «Andolsun ki bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha gerçektir ve biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz» diye Allah'a yemin ederler.
Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz, önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler.
107. ayet kelime kelime
فَإِنْfa-ineğer
عُثِرَʿuthiraanlaşılırsa
عَلَىٰٓʿalāonların
أَنَّهُمَاannahumā
ٱسْتَحَقَّآis'taḥaqqāişledikleri
إِثْمًاith'manbir günah
فَـَٔاخَرَانِfaākharānibaşka iki kişi
يَقُومَانِyaqūmānigeçer
مَقَامَهُمَاmaqāmahumāonların yerine
مِنَminakendisine
ٱلَّذِينَalladhīna
ٱسْتَحَقَّis'taḥaqqahaksızlık edilenlerden
عَلَيْهِمُʿalayhimuonların üzerine
ٱلْأَوْلَيَٰنِl-awlayānidaha layık
فَيُقْسِمَانِfayuq'simāniyemin ederler
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
لَشَهَٰدَتُنَآlashahādatunāmutlaka bizim şahidliğimiz