(Onlara, “Allah'ın indirdiği kitaba uyunuz!” dendiği zaman, “Hayır, biz atalarımızın yoluna uyarız” derler. Ya ataları akıl erdiremeyen ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iselerde mi?
Mâide Suresi’nin 104. ayeti (5:104) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 125. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 104. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
104. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bazı hayvanları haram kıldı diyerek Allah'a yalan yere iftira atanlara; Allah'ın indirdiği Kuran'a ve resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine gelin ki, helali haramdan ayırt edebilin denildiği zaman; "Bize atalarımızdan miras olarak aldığımız inanç, sözler ve fiiller yeter" diyerek cevap verdiler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve hak yolu da bulamazken bu onlara nasıl yeterli olur? Onlara ancak kendilerinden daha cahil ve daha sapık olanlar tabi olur. Şüphesiz onlar sapık cahillerdir.
104. Bununla birlikte onlar, ancak cehalet ve zulme dayalı görüşlerini beğenmişlerdir. Bu nedenle de onlar “Allah’ın indirdiğine ve Rasûlüne” davet olunduklarında yüz çevirir ve bunu kabul etmeyerek: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter” derler.” Doğru olmasa bile, Allah’ın azabından kurtaracak bir din olmasa dahi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol, din bizim için yeterlidir. Eğer ataları yetkin dirâyet ve bilgi sahibi kimseler olsaydı sorun yoktu. Ancak ataları da hiçbir şey bilmeyen kimselerdi. Ataları akli bakımdan da hiçbir özelliğe sahip değillerdi. İlim ve hidâyet namına da … Devamını oku
Eğer kul, kendisini Allah'a itaat etmeye ve gücü yettiği ölçüde iyiliği emredip kötülükten yasaklamaya yükümlü tutarsa, bundan sonra hiçbir kimsenin sapıklığı ona zarar vermez. Başkaları yüzünden özellikle de doğru yoldan sapmış olanlardan hesaba çekilmez.
Vasiyetin adaletli şahitler huzurunda yazılıp, korunma altına alınması teşvik edilmiştir.
Şahitlere vasiyet hakkında soru sormanın dinî şekli beyan edilmiştir.
104. ayetin diğer mealleri
Onlara: Allah’ın indirdiğine ve rasûle gelin, denildiğinde: Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (din) bize yeter.” derler. Ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse?
Onlara, «Allah'ın indirdiğine ve Rasûl'e gelin» denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter» derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
Onlara: " Allah'ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?
Allah’ın yarattığı ekin ve hayvandan, kendi zanlarınca Allah’a bir hisse ayırıp da, “Bu Allah’ındır, bu da ortaklarımızındır” diyorlar. Ortakları için ayırdıkları Allah'a ulaşmıyordu, fakat Allah için ayırdıkları ortaklarına ulaşıyordu! Ne kadar da kötü hüküm veriyorlar!
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Kendilerine; “Allah’ın indirdiğine tabi olun!” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler. Şeytan, kendilerini Cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
Onlara, (Müşriklere) “Allah'ın indirdiği kitaba uyunuz!” dendiği zaman, “Hayır, biz atalarımızın yoluna uyarız” derler. Ya ataları akıl erdiremeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?
Onlara: "Gelin, Allah'ın Rasûlü sizin için mağfiret dilesin." denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.