18:97 ayetinin metni
فَمَا ٱسْطَٰعُوٓا۟ أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ لَهُۥ نَقْبًا ٩٧
Okunuşu
famā is'ṭāʿū an yaẓharūhu wamā is'taṭāʿū lahu naqban
Meal
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
سورة الكهف، الآية ٩٧
فَمَا ٱسْطَٰعُوٓا۟ أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ لَهُۥ نَقْبًا ٩٧
famā is'ṭāʿū an yaẓharūhu wamā is'taṭāʿū lahu naqban
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Kehf Suresi’nin 97. ayeti (18:97) Mekki bir surededir; 16. cüzde, Mushaf’ın 303. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ye’cûc ve Me’cûc, yüksekliğinden dolayı onu aşmaya güç yetiremedi. Sertliğinden dolayı da alt taraftan onu delmeye güç yetiremediler.
97. “Artık Ye’cüc ve Me’cüc ne onu aşabildiler, ne de onu delebildiler.” Seddin yüksekliğinden ötürü üzerine çıkabilme güçleri olmadığı gibi son derece muhkem ve güçlü olduğundan dolayı onu delecek imkânları da olmadı.
Kehf suresinin 84-97. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 303. sayfası).
Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.