İçeriğe geç

Kehf Suresi 13. Ayet

سورة الكهف، الآية ١٣

18:13 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 294. sayfa Mekki sure

18:13 ayetinin metni

نَّحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِٱلْحَقِّ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ ءَامَنُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَٰهُمْ هُدًى ۝١٣

Okunuşu

naḥnu naquṣṣu ʿalayka naba-ahum bil-ḥaqi innahum fit'yatun āmanū birabbihim wazid'nāhum hudan

Meal

Biz sana onların haberlerini hak/gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar, Rablerine iman etmiş gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırmıştık.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 13. ayeti (18:13) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 294. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 13. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

13. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Biz onların başından geçen ve hakkında hiçbir şüphenin olmadığı doğru haberi anlatıp seni bu konuda bilgilendiriyoruz. Şüphesiz onlar Rablerine iman edip, O'na itaat ederek amel etmiş gençlerdir. Biz de onların hak üzerine sabit kalmalarını ve hidayetlerini arttırdık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

13. “Biz sana onların haberini gerçek şekliyle anlatıyoruz.” Bu buyruk ile onların kıssalarına dair tafsilata geçilmiş olmaktadır. Yüce Allah, bu kıssayı Peygamberine gerçek şekliyle ve doğrulukla anlatmaktadır ki onda hiçbir yönden en ufak bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir. “Gerçekten onlar, birkaç (yiğit) gençti. Rablerine iman etmişlerdi, biz de hidâyetlerini artırmıştık.” Buradaki “فِتۡيَةٌ” kelimesi azlık belirten çoğul kalıptadır ve onların on kişiden az olduklarına delildir. Onlar, kavimlerinden ayrılarak Yüce Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnız O’na iman etmişlerdi … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 5-15. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 294. sayfası).

  • Allah'a davet eden davetçinin üzerine düşen, Yüce Allah'a tevekkül etmekle beraber gücünün ulaşabileceği noktaya kadar gayret edip çaba harcaması gerektiğidir. Eğer (davet ettikleri) hak davetlerine uyup hidayete gelirlerse bu ne güzeldir. Ve eğer bir netice alamazsa o zaman üzülmez ve pişman da olmaz.
  • Ashâb-ı Kehf'in (uykuda) ne kadar kaldıklarını bilme hesabın kontrolü içindir. Ayrıca bu Allah Teâlâ'nın kamil olan kudretini, hikmetini ve rahmetini gösterir.
  • Ayetlerde, fitne korkusuyla dinini daha iyi yaşayabilmek için uzaklaşmak ve aileyi, çocukları, akrabaları, dostları, vatanları ve malları terk edip hicret etmek hakkında açık bir delil vardır.
  • Gençlerin terbiyesi ve yetiştirilmesi ile ilgilenmenin zaruri ve önemli olması. Çünkü gençlerin kalpleri ve yürekleri daha temiz, daha hamasetli/coşkulu olduğu için toplumların kalkınması onların üzerinden olacaktır.

13. ayetin diğer mealleri

Biz sana onların haberlerini hak/gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar, Rablerine iman etmiş gençlerdi. Biz onların hidayetini artırmıştık.

Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.

Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.

13. ayet kelime kelime

  1. نَّحْنُ naḥnu biz
  2. نَقُصُّ naquṣṣu anlatıyoruz ق ص ص
  3. عَلَيْكَ ʿalayka sana
  4. نَبَأَهُم naba-ahum onların haberlerini ن ب أ
  5. بِٱلْحَقِّ bil-ḥaqi gerçek olarak ح ق ق
  6. إِنَّهُمْ innahum muhakkak onlar
  7. فِتْيَةٌ fit'yatun gençlerdi ف ت ي
  8. ءَامَنُوا۟ āmanū inanmış أ م ن
  9. بِرَبِّهِمْ birabbihim Rablerine ر ب ب
  10. وَزِدْنَٰهُمْ wazid'nāhum biz de onların artırmıştık ز ي د
  11. هُدًى hudan hidayetlerini ه د ي

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ