Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup Cennet'te, bir grup ise Cehennem'dedir.
Şûrâ Suresi’nin 7. ayeti (42:7) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 483. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Şûrâ Suresi 7. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
7. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Böylece sen Mekke ve çevresinde bulunan Arap şehirlerindeki insanları ve sonrasında da bütün insanları uyarıp, insanları kıyamet günüyle korkutasın. Yüce Allah, o günde öncekileri ve sonrakileri hesap vermeleri için hepsini bir alana toplar. O günün gerçekleşeceğine dair hiçbir şüphe yoktur. Kıyamet gününde insanlar iki kısma ayrılacaklar: Bir kısmı cennetteler, onlar da Mümin olanlardır. Bir kısmı da cehennemdedirler ve onlar da kâfirlerdir.
7. Daha sonra Yüce Allah, Rasûlüne ve insanlara Kur’ân-ı Kerîm’i indirme lütfunu hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “İşte bu şekilde sana da hem şehirlerin anası” kasıt Mekke-i Mükerreme’dir “ve onun etrafında bulunanları” diğer Arap şehir ve kasabalarını “uyarasın” sonra da bu uyarı, diğer insanlara da ulaşsın; “hem de kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan” ve Allah’ın öncekileri de sonrakileri de bir araya getireceği “toplanma günü ile uyarasın” ve bu günde hiçbir şüphe bulunmadığını “belirtesin diye” lafız ve manaları apaçık “Arapça bir Kur’ân vahyettik.” Ayrıca insanlara bu günde iki gruba ayrılacaklarını ve o gün “bir grup” yani Allah’a iman edip peygamberleri tasdik edenler “cennette” kâfir ve inkarcı sınıflardan oluşan diğer “bir grup da cehennemde olacaktır” diye haber veresin.
Yüce Allah'ın büyüklüğü her şeyde apaçık görünmektedir.
Melekler, iman ehline hayır dua ederler.
Kur'an ve sünnet, Müminler için bütün işlerinde ve özellikle de anlaşmazlığa düştüklerinde başvuracakları kaynaklarıdır.
Uyarıda sadece Mekkeliler'in ve etrafındakilerin sınırlanması Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in risaletini inkâr ettiklerinden dolayıdır. Zira Yüce Allah'ın buyurduğu gibi o bütün âleme rasûldür: "Biz seni ancak bütün insanlara, ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.'' [Sebe Sûresi: 28]
7. ayetin diğer mealleri
Ummul-Kura/Mekke ve çevresindekileri uyarman için, hakkında hiçbir şüphenin bulunmadığı toplanma günü ile uyarasın diye; işte sana, böyle Arapça bir Kur’an vahyettik. (İnsanların) bir takımı cennettedir, bir takımı da çılgın alevler içinde!
Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.
Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.
Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel yaparsa; onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı Cennetler'e sokar. Orada ebedî kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.
Şüphesiz, ahiret azabından korkanlar için bunda bir ibret vardır. Bu, insanların (hesap ve ceza için) toplanacakları bir gündür. O, tanık olunacak bir gündür. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona iman eder ve onlar namazlarına da devam ederler.