wa-in min qaryatin illā naḥnu muh'likūhā qabla yawmi l-qiyāmati aw muʿadhibūhā ʿadhāban shadīdan kāna dhālika fī l-kitābi masṭūran
Meal
Bizim kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azabla azaplandırmayacağımız hiç bir ülke (memleket) yoktur. İşte bu, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.
İsrâ Suresi’nin 58. ayeti (17:58) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 287. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 58. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
58. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ne kadar kâfirlerin yaşadığı köy veya şehir varsa dünya hayatındayken küfürleri sebebiyle hepsinin üzerine azap indireceğiz ve helak edeceğiz. Yine küfürleri sebebiyle onları öldürmek gibi kuvvetli bir cezalandırma ile veya başka bir şekilde imtihan edeceğiz. Bu helak etme ve azap, ilahi bir takdir olup Levh-i Mahfuz'da yazılıdır.
58. Yani peygamberleri yalanlayan her bir ülke ahalisini kıyamet gününden önce mutlaka ya helâk ederiz yahut da şiddetli bir azaba uğratırız. Bu, Yüce Allah’ın yazıp takdir ettiği ve kesin hükme bağladığı bir kaderidir. Onun gerçekleşmesi kaçınılmazdır. O halde yalanlayıcıların Yüce Allah’a dönmek ve peygamberlerini tasdik etmek için ellerini çabuk tutmaları, onlar hakkında azap sözü tamamlanmadan ve azapları gerçekleşmeden önce bunu yapmaları gerekir.
Güzel söz, her türlü güzel ahlaka ve salih amele davet eder. Muhakkak diline sahip olan, bütün işlerini ve hareketlerini kontrol altına alır.
Allah Teâlâ ilmi ve hikmeti gereğince kimi peygamberleri diğerlerine üstün kılmıştır.
Yüce Allah kulları için, ancak hayırlı olanı ister ve onlar için ancak faydalarının olduğu şeyi emreder.
Allah'ı sevmenin alameti; kulun kendisini Allah'a yakınlaştıran bütün amelleri yapmaya gayret etmesi ve Allah'a yakın olmak için rekabet edip, bütün amellerini sadece Allah için yapması ve samimi olmasıdır.
58. ayetin diğer mealleri
Hiçbir memleket olmasın, ki hepsini kıyamet gününden önce ya helâk veya en çetin bir şekilde azap edeceğiz. Bu Kitapta yazılıdır.
Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levhi mahfuzda) yazılıdır.
Hiç bir şehir (halkı) yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu helak etmeyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmayalım. Bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuzda) yazılıdır.
Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri gelince, Allah’ı bırakıp da dua ettikleri ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.
İmkânı geniş olan, imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi verdiği (imkândan) fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verir. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Peygamber, Müminlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de Müminlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın kitabına göre, (miras konusunda) birbirileri için (diğer) Müminlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) kitapta yazılıdır.