İçeriğe geç

Kasas Suresi 36. Ayet

سورة القصص، الآية ٣٦

28:36 20. cüz 39. hizb Mushaf’ta 390. sayfa Mekki sure

28:36 ayetinin metni

فَلَمَّا جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ ۝٣٦

Okunuşu

falammā jāahum mūsā biāyātinā bayyinātin qālū mā hādhā illā siḥ'run muf'taran wamā samiʿ'nā bihādhā fī ābāinā l-awalīna

Meal

Mûsâ onlara apaçık ayetlerimizle gelince dediler ki: “Bu ancak düzmece bir büyüdür. Biz önceki atalarımız arasında da böylesini işitmemişiz.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kasas Suresi’nin 36. ayeti (28:36) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 390. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kasas Suresi 36. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

36. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Musa -aleyhisselam- apaçık mucizelerimizle onların yanına geldiği zaman insanlar şöyle dediler: "Bunlar Musa’nın uydurduğu, düzmece yalanlardan başka bir şey değildir. Bunları bizlerden önceki atalarımızdan hiç duymadık.”

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

36. Mûsâ aleyhisselam Rabbinin kendisine vermiş olduğu risalet görevi ile gitti. “Mûsâ onlara apaçık” söylediklerine açıkça delâlet eden, kusursuz ve hiçbir kapalılığı bulunmayan “âyetlerimizi/mucizelerimizi getirince” zulme saparak büyüklük taslayarak ve inat göstererek “dediler ki: Bu, ancak düzmece bir sihirdir.” Nitekim Firavun, hakkın açıkça ortaya çıkıp batıla üstünlük sağladığı, batılın da yok olup gittiği ve işlerin gerçek mahiyetini bilen sihir işinin ileri gelenlerinin Mûsâ’ya boyun eğdiği o vakit de şu sözleri söylemişti: “Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” (Tâ-Hâ … Devamını oku

Kasas Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kasas suresinin 36-43. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 390. sayfası).

  • Zayıf şüphelerle hakkı reddetmek azgın kimselerin işidir.
  • Kibirlenmek hakka uymaya engeldir.
  • Büyüklük taslayanların başına gelen kötü son, âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah'ın bir sünnetidir.
  • Batılın önderleri, davetçileri, türleri ve belirtileri vardır.

36. ayetin diğer mealleri

Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman; bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince, "Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik" dediler.

36. ayet kelime kelime

  1. فَلَمَّا falammā ne zaman ki
  2. جَآءَهُم jāahum onlara gelince
  3. مُّوسَىٰ mūsā Musa
  4. بِـَٔايَٰتِنَا biāyātinā ayetlerimizle
  5. بَيِّنَٰتٍ bayyinātin açık açık
  6. قَالُوا۟ qālū dediler
  7. مَا mā değildir
  8. هَٰذَآ hādhā bu
  9. إِلَّا illā başka bir şey
  10. سِحْرٌ siḥ'run bir büyüden
  11. مُّفْتَرًى muf'taran uydurulmuş
  12. وَمَا wamā ve
  13. سَمِعْنَا samiʿ'nā işitmedik
  14. بِهَٰذَا bihādhā böyle bir şey
  15. فِىٓ fī arasında
  16. ءَابَآئِنَا ābāinā atalarımız
  17. ٱلْأَوَّلِينَ l-awalīna ilk

36. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şuarâ 26:29

    قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

    “Eğer benden başka ilâh edinirsen elbette seni zindana atılanlar arasına katarım” dedi.

  • Zuhruf 43:54

    فَٱسْتَخَفَّ قَوْمَهُۥ فَأَطَاعُوهُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

    O kavmini küçümsedi onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.

  • Mü’min 40:36–37

    وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰهَٰمَٰنُ ٱبْنِ لِى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَبْلُغُ ٱلْأَسْبَٰبَ …

    Firavun dedi ki: "Ey Hâman! Benim için bir kule yap, belki ki o yollara ulaşırım." …

  • Şuarâ 26:23

    قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Firavun: “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.

  • Fecr 89:13–14

    فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ …

    Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı. …

  • Muhammed 47:13

    وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةً مِّن قَرْيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَتْكَ أَهْلَكْنَٰهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helâk ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mü’minûn 23:24

    فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَٰٓئِكَةً مَّا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

    Kavminden ileri gelen kâfirler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Eğer Allah dileseydi melekleri gönderirdi. Biz, daha önceki atalarımızdan da bunu duymadık." dediler.

  • Sebe’ 34:43

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ مُّفْتَرًى وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    Ayetlerimiz açık açık onlara okunduğunda dediler ki: “Bu ancak atalarınızın ibadet ede geldiği şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır.” Yine dediler ki: “Bu uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir.” Kâfir olanlar hakka kendilerine geldiğinde: “Bu ancak apaçık bir büyüdür” dediler.

Kasas Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ