Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin; "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.
İsrâ Suresi’nin 47. ayeti (17:47) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 286. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 47. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
47. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz, onların önde gelenlerinin Kur'an'ı dinleme hedeflerini çok iyi biliyoruz. Onlar Kur'an'ı hidayete ermek için dinlemezler. Bilakis sen Kur'an'ı okurken; küçümsemek, hafife alıp eğlenmek için dinlerler. Biz onların gizli konuşmalarında Kur'an''ı yalanlamayı ve engel olmayı amaçladıklarını çok iyi biliyoruz. Küfrederek/inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden o kimseler şöyle derler: -Ey insanlar!- "Siz ancak büyülenmiş, aklı karışmış bir adama uyuyorsunuz."
47. “Onlar, seni dinlediklerinde ne amaçla dinlediklerini…” Yani biz, Kur’an’ı dinlediklerinde ondan yararlanmalarını engelledik, çünkü onların maksatlarının kötü olduğunu, ona dil uzatmak için en basit bir şeyi dahi fırsat kolladıklarını biliyoruz. Onların Kur’an’ı dinlemeleri, doğru yolu bulmak ve hakkı kabul etmek için değildir. Aksine onlar ona tâbi olmamaya niyetlidirler. Bu durumda olan bir kimsenin ise dinlediği şeyden faydalanması söz konusu değildir. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “ve” kendi aralarında “gizlice konuşurlarken de o zalimlerin” bu gizli konuşmaları … Devamını oku
Meleklerin Allah'ın kızları olduklarını iddia etmek, büyük bir iftiradır ve Allah -Azze ve Celle-'nin katında çok büyük bir günahtır.
İnsanların çoğu hakka buğuz etmelerinden ve üzerinde oldukları batıla olan sevgilerinden dolayı, Allah'ın ayetleri, yalnızca onların nefretlerini arttırır.
Göklerde ve yerde ne kadar yaratılmış varsa hepsi Allah -Subhânehu ve Teâla-'yı hamt ile tespih ederler. Kulun yapması gereken Allah'ı tespih etmede, yaratılmışların onu geçmemeleridir.
Allah'ın kullarına karşı halim olması (yumuşaklıkla muamelesi) sebebiyle içinde bulundukları gaflet ve işledikleri günahlar sebebiyle onları cezalandırmada acele etmez. Çünkü rahmeti gazabını geçmiştir.
47. ayetin diğer mealleri
Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin; "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.
Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!» dediklerini çok iyi biliriz.
Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz. Birbiriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini biz çok iyi biliriz.
47. ayet kelime kelime
نَّحْنُnaḥnubiz
أَعْلَمُaʿlamugayet iyi biliyoruz
بِمَاbimāne sebeple
يَسْتَمِعُونَyastamiʿūnadinlediklerini
بِهِۦٓbihionların
إِذْidhdinlerken
يَسْتَمِعُونَyastamiʿūna
إِلَيْكَilaykaseni
وَإِذْwa-idhve zaman
هُمْhumonlar
نَجْوَىٰٓnajwāfısıldaşırken
إِذْidhzaman
يَقُولُyaqūludedikleri
ٱلظَّٰلِمُونَl-ẓālimūnazalimlerin
إِنinsiz uymuyorsunuz
تَتَّبِعُونَtattabiʿūna
إِلَّاillābaşkasına
رَجُلًاrajulanbir adamdan
مَّسْحُورًاmasḥūranbüyülenmiş
47. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
“Yahut ona bir hazine verilmeli ya da mahsullerinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” Zalimler: “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.