aw yul'qā ilayhi kanzun aw takūnu lahu jannatun yakulu min'hā waqāla l-ẓālimūna in tattabiʿūna illā rajulan masḥūran
Meal
“Yahut ona bir hazine verilmeli ya da mahsullerinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” Zalimler: “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Furkân Suresi’nin 8. ayeti (25:8) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 360. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Furkân Suresi 8. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
8. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
"Yahut kendisine gökten bir hazine verilmeli veya mahsullerinden yiyeceği bir bahçesi olmalıydı. Böylece rızkını talep etmek için çarşı pazarda dolaşmaya ihtiyaç duymazdı." (Ayrıca) o zalimler (müminlere): "Ey Müminler! Siz, ancak büyü sebebi ile aklına yenik düşmüş bir adama uymaktasınız!" dediler.
8. “Yahut ona bir hazine” çalışıp çabalamadan bir araya getirilmiş bir yığın mal “verilmesi” veya “mahsüllerinden yiyeceği bir bahçesi olması” böylelikle rızık kazanma maksadıyla pazarlarda dolaşma ihtiyacından kurtulması “gerekmez miydi? O zalimler”i bu sözleri söylemeye iten onların zulümleridir. Yoksa bu konuda kafalarının karışık olması ve bir türlü işin içinden çıkamamaları değildir. Onlar: “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz, dediler.” Halbuki onlar, onun aklının ne kadar mükemmel olduğunu, sözlerinin ne kadar güzel ve hiçbir eleştiriye kâbil olmayacak kadar eksiklikten uzak olduğunu biliyorlardır. Buna rğmen bu sözü söylediler. Bu sözleri gerçekten hayret edilecek türden olduğundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
Ayetlerde Hak ilah olan Allah Teâlâ; yaratma, fayda verme, öldürme ve diriltme ile vasfedilmiş; putların ise bunları yapmaktan aciz oldukları beyan edilmiştir.
Yüce Allah için mağfiret ve rahmet sıfatlarının ispatı vardır.
Bir kimsenin peygamberlik görevi ile görevlendirilmesi; o kimsenin insan olmamasını gerekli kılmaz.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in mütevaziliği beyan edilmiştir. Öyle ki, insanların yaşadığı gibi yaşamıştır.
8. ayetin diğer mealleri
Veya kendisine bir hazine verilseydi veya bir bahçesi olsaydı da oradan yeseydi. Zalimler “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediler.
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yiyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin; "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.