İsrâ Suresi’nin 48. ayeti (17:48) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 286. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 48. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Seni vasfetmiş oldukları yerilmiş olan çeşitli özellikleri bir düşün! Bu yüzden sapıtmışlardır. Şaşkınlık içerisindeler ve doğru yolu da bulamamışlardır.
48. “Senin için nasıl misaller verdiklerine” ki bunlar misallerin en sapık ve haktan en uzak olanıdır, hayretle “bir bak!” Bu konuda “onlar dalâlete düşmüşlerdir” ya da bu verdikleri misaller onların sapmalarına sebep olmuştur. Çünkü onların tutum ve davranışlarında esas aldıkları şey, bu misallerdir. Tutarsız ve bozuk bir temel üzerinde yükselen bir tavır ve tutum ise temelinden daha bozuktur. “doğru yolu bulamıyorlar.” Yani hiçbir şekilde doğruyu, hidâyeti bulmamaktadırlar. Onların paylarına düşen ancak katıksız sapıklık ve sadece zulümdür.
Meleklerin Allah'ın kızları olduklarını iddia etmek, büyük bir iftiradır ve Allah -Azze ve Celle-'nin katında çok büyük bir günahtır.
İnsanların çoğu hakka buğuz etmelerinden ve üzerinde oldukları batıla olan sevgilerinden dolayı, Allah'ın ayetleri, yalnızca onların nefretlerini arttırır.
Göklerde ve yerde ne kadar yaratılmış varsa hepsi Allah -Subhânehu ve Teâla-'yı hamt ile tespih ederler. Kulun yapması gereken Allah'ı tespih etmede, yaratılmışların onu geçmemeleridir.
Allah'ın kullarına karşı halim olması (yumuşaklıkla muamelesi) sebebiyle içinde bulundukları gaflet ve işledikleri günahlar sebebiyle onları cezalandırmada acele etmez. Çünkü rahmeti gazabını geçmiştir.
48. ayetin diğer mealleri
Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır.
Bak senin için nasıl misaller verdiler de bu yüzden nasıl sapıklığa düştüler! Artık hak yolu bulmaya güçleri yetmez.
48. ayet kelime kelime
ٱنظُرْunẓurbak
كَيْفَkayfanasıl
ضَرَبُوا۟ḍarabūmisaller verdiler
لَكَlakasana
ٱلْأَمْثَالَl-amthālabezetmelerle
فَضَلُّوا۟faḍallūşaştılar
فَلَاfalāartık bir daha
يَسْتَطِيعُونَyastaṭīʿūnabulamazlar
سَبِيلًاsabīlanyolu
48. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.