İçeriğe geç

İsrâ Suresi 11. Ayet

سورة الإسراء، الآية ١١

17:11 15. cüz 29. hizb Mushaf’ta 283. sayfa Mekki sure

17:11 ayetinin metni

وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًا ۝١١

Okunuşu

wayadʿu l-insānu bil-shari duʿāahu bil-khayri wakāna l-insānu ʿajūlan

Meal

İnsan hayra dua ediyormuş gibi, (kendisi için) şerre de dua eder. İnsan pek acelecidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İsrâ Suresi’nin 11. ayeti (17:11) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 283. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

İsrâ Suresi 11. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

11. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İnsan; iyilik için dua ettiği gibi cahilliğinden dolayı öfkelendiğinde kendi nefsi, çocuğu ve malı üzerine musibet gelmesi/şer gelmesi için dua eder. Şayet biz onun şer için (kendisi aleyhine) yapmış olduğu duasına icabet etmiş olsaydık, kendisi, malı ve çocuğu helak olurdu. İnsanoğlu aceleci yaratıldığından dolayı kendisine zarar verebilen davranışlarda bulunmada dahi acele eder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

11. Bu, insanın bilgisizliğinden ve aceleciliğindendir. Çünkü insan, kızdığı vakit kendisinin veya çoluk-çocuğunun aleyhine olacak kötü şeyler isteyerek beddua eder. Ve tıpkı hayır duada acele ettiği gibi bu konuda da acele eder. Fakat Yüce Allah, lütfu dolayısı ile hayır duaları kabul etmekle birlikte bu tür kötülük isteyen bedduaları hemen kabul etmez: “Eğer Allah insanlara -hayrı çabucak istedikleri gibi- şerri de çabucak verseydi, elbette onların ecellerine hükmedilirdi.” (Yunus, 10/11)

İsrâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İsrâ suresinin 8-17. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 283. sayfası).

  • Kim Kur'an'ın göstermiş olduğu hidayete tabi olursa, bütün işlerinde insanların en kamili, en doğrusu ve en çok hidayet üzerinde olanıdır.
  • İnsanı kendi nefsine ve çocuklarına beddua etmekten sakındırma vardır.
  • Gece ve gündüzün, uzunluk ve kısalık bakımından farklı olmaları, birbirlerinin peşinden gelmeleri, gündüzün aydınlık ve gecenin karanlık olması; bunların hepsi Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine, varlığına, ilminin ve kudretinin mükemmel olduğuna delildir.
  • Ayetler şahsi sorumluluk ilkesini ortaya koymaktadır. Bu yüce Allah'ın adalet ve rahmeti gereğince belirlenir.

11. ayetin diğer mealleri

İnsan, iyilik için dua ettiği gibi (kendisine) kötülük için de dua eder. Zaten insan çok acelecidir.

İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan pek acelecidir!

İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.

11. ayet kelime kelime

  1. وَيَدْعُ wayadʿu ve du'a etmektedir
  2. ٱلْإِنسَٰنُ l-insānu insan
  3. بِٱلشَّرِّ bil-shari şerre
  4. دُعَآءَهُۥ duʿāahu du'a eder (gibi)
  5. بِٱلْخَيْرِ bil-khayri hayra
  6. وَكَانَ wakāna ve
  7. ٱلْإِنسَٰنُ l-insānu insan
  8. عَجُولًا ʿajūlan pek acelecidir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

11. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûnus 10:11

    وَلَوْ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسْتِعْجَالَهُم بِٱلْخَيْرِ لَقُضِىَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acilen verseydi, hemen ecellerine hükmedilirdi. (Helak edilirlerdi.) Bizimle buluşmayı ümit etmeyenleri azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

  • Kasas 28:71–73

    قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلَّيْلَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِضِيَآءٍ أَفَلَا تَسْمَعُونَ …

    De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?" …

  • Furkân 25:61–62

    تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا …

    Gökte yıldızlar/gezegenler yaratan ve orada bir kandil (Güneş) ve aydınlatıcı bir Ay var eden (Allah) çok yücedir. …

  • Zümer 39:5

    خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

    O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.

  • En’âm 6:96

    فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş'i ve Ay'ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ