Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık. Gece ayetini görünmez (karanlık) ve Rabbinizin bol nimetini aramanız ve de yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için; gündüz ayetini ise aydınlık kıldık. Biz her şeyi yeterince açıkladık.
İsrâ Suresi’nin 12. ayeti (17:12) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 283. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 12. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini/birliğini ve kudretini gösteren iki işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. Allah'ın lütfuyla sizin için takdir ettiği rızkı aramanız için gündüzü aydınlık, senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenmeniz için gece ve gündüzü birbirlerini takip eder kıldık. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır.
12. “Biz gece ile gündüzü iki delil kıldık.” Bunları Allah’ın kudretinin kemaline, rahmetinin genişliğine ve kendisinden başka hiçbir kimseye ibadet olunmaması gerektiğine delil olan iki belge kıldık. “Gecenin alameti (olan ayı) sildik” Geceyi içinde sükûn bulunsun, dinlenilsin diye karanlık kıldık. “gündüzün alameti (olan güneşi) de aydınlatıcı” aydınlık “kıldık ki” geçiminizi sağlamak, sanat ve mesleklerinizi icra etmek, ticaretlerinizi ve yolculuklarınızı yapmak suretiyle “Rabbinizin lütfunu arayasınız ve” gece ile gündüz arka arkaya gelmesi ve ayın değişerek farklı farklı görünmesi … Devamını oku
Kim Kur'an'ın göstermiş olduğu hidayete tabi olursa, bütün işlerinde insanların en kamili, en doğrusu ve en çok hidayet üzerinde olanıdır.
İnsanı kendi nefsine ve çocuklarına beddua etmekten sakındırma vardır.
Gece ve gündüzün, uzunluk ve kısalık bakımından farklı olmaları, birbirlerinin peşinden gelmeleri, gündüzün aydınlık ve gecenin karanlık olması; bunların hepsi Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine, varlığına, ilminin ve kudretinin mükemmel olduğuna delildir.
Ayetler şahsi sorumluluk ilkesini ortaya koymaktadır. Bu yüce Allah'ın adalet ve rahmeti gereğince belirlenir.
12. ayetin diğer mealleri
Gece ve gündüzü iki ayet/işaret kıldık. Bir ayet/işaret olan geceyi kaldırıp, yine bir ayet/ işaret olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aydınlık kıldık. Herşeyi de ayrıntılı olarak açıkladık.
Biz, geceyi ve gündüzü iki delil kıldık. Gecenin delilini silip, Rabbınızdan rızık istemeniz ve senelerin sayısını ve hesabını bilmeniz için gündüzün delilini aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzun açıkladık.
Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.
De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?" …
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş'i ve Ay'ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.