76:22 ayetinin metni
إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا ٢٢
Okunuşu
inna hādhā kāna lakum jazāan wakāna saʿyukum mashkūran
Meal
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
سورة الانسان، الآية ٢٢
إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا ٢٢
inna hādhā kāna lakum jazāan wakāna saʿyukum mashkūran
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
İnsân Suresi’nin 22. ayeti (76:22) Medeni bir surededir; 29. cüzde, Mushaf’ın 579. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Onurlandırmak için onlara şöyle denir: "Şüphesiz bu nimetler, sizlere salih amellerinizin karşılığı olarak verilen mükâfatlardır. Amelleriniz, Allah’ın katında makbuldür."
22. “İşte bu” pek büyük mükâfat, güzel bağış “amellerinizin karşılığı/mükâfatıdır” dünyada iken yapmış olduğunuz amellere karşılık olmak üzere size verilmiştir. “Yaptıklarınız karşılıksız kalmadı.” Az amelinize Yüce Allah, sınırlandırılması mümkün olmayacak kadar pek çok nimetler ihsan etmiştir.
İnsân suresinin 6-25. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 579. sayfası).
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
(Onlara şöyle denir): "İşte bu sizin bir mükâfatınızdı. Gayretiniz karşılığını bulmuştur."
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
Yiyin, için; afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın sebebiyle (size bahşedilmiştir.)
وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Kalplerinde kin adına ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle derler: "Bize bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet etmeseydi; şüphesiz biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişlerdir.” “İşte siz, yaptıklarınızın karşılığı olarak şu Cennet'e varis kılındınız!” diye onlara seslenilir.