İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 43. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ٤٣

14:43 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 261. sayfa Mekki sure

14:43 ayetinin metni

مُهْطِعِينَ مُقْنِعِى رُءُوسِهِمْ لَا يَرْتَدُّ إِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ وَأَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَآءٌ ۝٤٣

Okunuşu

muh'ṭiʿīna muq'niʿī ruūsihim lā yartaddu ilayhim ṭarfuhum wa-afidatuhum hawāon

Meal

O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 43. ayeti (14:43) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 261. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 43. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

43. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İnsanlar kabirlerinden kalktığında (kendilerini) çağırana doğru koşarlar. Başlarını kaldırarak endişeli bir şekilde gökyüzüne bakarlar. Kendilerine bile dönüp bakamazlar. Bilakis gördükleri dehşet verici şeyden dolayı gözleri yerinden fırlamış bir şekilde bakakalırlar. Kalpleri ise idrak etmekten uzak, gördükleri dehşet verici şeyi anlayamayacak durumdadır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

43. “(O gün) başlarını dikerek koşarlar” elleri çenelerinin altında zincire vurulmuş, bundan dolayı da başları yukarı kalkmış olarak, hesap vermek için Allah’ın huzuruna -davetçinin çağırdığı vakit onun çağrısını kabul ederek- hızlıca koşacaklardır. Onların hiçbirisi bundan imtina edemeyecek. Kaçacak ve sığınacak bir yer de bulamayacak. “gözleri (donup kaldığından) bir şey görmez ve kalpleri de bomboştur.” Yürekleri dehşetten yerinden oynar, korkudan ağızlarına gelir. Her türlü gam, keder, üzüntü, huzursuzluk ve tedirginlikle dolup taşar.

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 43-52. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 261. sayfası).

  • Kıyamet günü, insanların endişesi, korkusu, zayıflığı, göklerin ve yerin değiştirilmesi tasvir edilmiştir.
  • Kıyamet günü küfür ehli ve günahkârlara isabet edecek zillet ve şiddetli azap vasfedilmiştir.
  • Şüphesiz kula dünya hayatında çokça fırsat verilmiştir. Allah'a itaatte çok hırslı olması gerekir. Şüphesiz Allah Teâlâ, kıyamet günü onu dirilttiğinde itaat etmesi için ona başka bir fırsat tanımaz.

43. ayetin diğer mealleri

(O gün) Onlar havaya dikilmiş başları, kendilerine dönmeyen donuk gözleri ile bakıp koşuşurlar. Gönülleri ise bomboş...

Zihinleri bomboş olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göğe dikilmiş bir vaziyette koşarlar.

O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.

43. ayet kelime kelime

  1. مُهْطِعِينَ muh'ṭiʿīna koşarlar
  2. مُقْنِعِى muq'niʿī dikerek
  3. رُءُوسِهِمْ ruūsihim başlarını
  4. لَا lā dönmez
  5. يَرْتَدُّ yartaddu
  6. إِلَيْهِمْ ilayhim kendilerine
  7. طَرْفُهُمْ ṭarfuhum bakışları
  8. وَأَفْـِٔدَتُهُمْ wa-afidatuhum ve yüreklerinin içi de
  9. هَوَآءٌ hawāon bomboştur

43. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kamer 54:8

    مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ يَقُولُ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ

    Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler; “Bu zor bir gün!” derler.

  • Meâric 70:43

    يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ

    O gün onlar sanki dikilmiş putlara süratle gidiyorlarmış gibi kabirlerinden hızlıca çıkarlar.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

  • En’âm 6:27–28

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah! Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve Müminlerden olsak.” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! …

  • Fâtır 35:37

    وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُ فَذُوقُوا۟ فَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

    Onlar orada: "Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine salih ameller işleyelim!" diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.

  • Nahl 16:38

    وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Onlar, “Allah, ölen bir kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ