“Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O’na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.''
İbrâhîm Suresi’nin 12. ayeti (14:12) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 257. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
İbrâhîm Suresi 12. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
12. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
O'na (Allah'a) tevekkül etmek ile bizim aramızda hangi engel ya da mazeret olabilir? Andolsun ki bizi en doğru ve en açık yola irşad etti. Bizimle alay etmeniz ve yalanlamanız hususundaki eziyetlerinize sabredeceğiz. Müminlerin bütün işlerinde yalnızca Yüce Allah'a itimat edip güvenmeleri gerekir.
12. “Hem bizi yollarımıza hidayet etmişken ne diye Allah’a tevekkül etmeyelim ki?” Biz hak ve hidâyet üzere bulunuyor iken Allah’a tevekkül etmemizi engelleyen nedir? Hak ve hidâyet üzere olan kimsenin bulduğu hidâyet, onun büsbütün Allah’a tevekkül etmesini gerektirir. Aynı şekilde Allah’ın, hidâyet bulan kimseye yardımcı olmayı, ona yeterli geleceğini taahhüt ettiğini bilmesi de onun tam anlamı ile Allah’a tevekkül etmesini gerektirmektedir. Hak ve hidâyet üzere olmayan ise böyle değildir. Yüce Allah’ın ona herhangi bir taahhüdü yoktur. Böyle bir kimsenin hali de Allah’a tevekkül edenin … Devamını oku
Şüphesiz ki resuller ve peygamberler, âdemoğlundan insanlardır. Ancak Allah Teâlâ, onları âdemoğlu arasından risaleti taşıma ile üstün kılmış ve seçmiştir.
Toplumu değiştirmek isteyen davetçinin, sayısız zorluklarla karşılaşacağını bilmesi gerekir. Bunlardan bazısı; kovulmak, sürgün edilmek, sözlü ve fiilî eziyetlere maruz kalmaktır.
Şüphesiz ki davetçi ve salih kimselere, yeryüzünde halife kılınacaklarına ve yardım edileceklerine dair söz verilmiştir.
Kâfirlerin küfründen dolayı salih amellerinin iptal edilip onlara itibar edilmeyeceği açıklanmıştır.
12. ayetin diğer mealleri
Bize hidayet yollarımıza eriştiren Allah’a niçin tevekkül etmeyeyim? Bize ettiğiniz eziyete elbette sabredeceğiz. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
«Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye biz, Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkülde sebat etsinler.»
Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Elbette bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."