İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 10. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ١٠

14:10 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 256. sayfa Mekki sure

14:10 ayetinin metni

قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِى ٱللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى قَالُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ ۝١٠

Okunuşu

qālat rusuluhum afī l-lahi shakkun fāṭiri l-samāwāti wal-arḍi yadʿūkum liyaghfira lakum min dhunūbikum wayu-akhirakum ilā ajalin musamman qālū in antum illā basharun mith'lunā turīdūna an taṣuddūnā ʿammā kāna yaʿbudu ābāunā fatūnā bisul'ṭānin mubīnin

Meal

Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında mı şüphe ediyorsunuz? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi, babalarımızın ibadet ettiği (ilahlardan) alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 10. ayeti (14:10) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 256. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Resulleri onlara cevap olarak şöyle dediler: Allah'ın birliğinde ve tek başına ibadete layık olmasında şüphe mi var? O, gökleri ve yeri yaratandır, hiçbir benzerleri olmadan o ikisini yoktan var edendir. Geçmiş günahlarınızı silmek ve dünya hayatındaki ecellerinizi tamamlamanız için belirli bir zamana kadar sizleri erteleyerek kendisine iman etmeye çağırıyor. Kavimleri (resullerine) şöyle dediler: Sizler de bizim gibi beşer değil misiniz? Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktur. Atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten bizleri alıkoymak mı istiyorsunuz. Öyle ise Allah'ın bize göndermiş olduğu resuller olarak davet ettiğiniz şeylerde doğru söylediğinize delalet eden apaçık deliller getirin.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Ancak onlar, yalan söylediler ve zalimlik ettiler. Bu nedenle de onlara “Peygamberleri de şöyle dedi: Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında mı şüphe (ediyorsunuz)?!” Yani var olan şeyler içerisinde en açık ve aşikar olan O olduğu halde O’nda nasıl şüphe olur?! Bütün her şeyin var olmasına sebep, kendisinin varlığı olan zat hakkında şüphe eden kimse, artık maddi hususlar da dahil olmak üzere hiçbir bir şeye kesin gözüyle bakamaz. Bundan dolayı peygamberler, kavimlerine şüphe etmeyen ve hakkında tereddüde düşmesi uygun olmayan kimselerin üslubuyla şöyle hitap etmişlerdir: “O, sizi … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 6-10. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 256. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın insanlara vermiş olduğu nimetleri, özellikle de düşmana karşı zafer kazanmak ya da onlardan kurtulmak gibi büyük nimetleri hatırlatmak izlenmesi gereken davet metotlarından biridir.
  • Allah Teâlâ'nın kullarına bahşettiği bir lütfu ihsanı da onların şükrüne mukabil nimetlerini arttıracağını vadetmesidir. Bununla birlikte O'nu inkâr etmelerine karşılık azabı ise çok şiddetlidir.
  • Kulların imanı kesinlikle Yüce Allah'a bir fayda sağlamaz. Küfrü de kesinlikle Allah'a zarar vermez. O zatında zengin olan, hamt edilmeyi hak edendir.

10. ayetin diğer mealleri

Peygamberleri: Gökleri ve yeri yaratan, günahlarınızı mağfiret etmeye çağıran ve bir süreye kadar sizi erteleyen Allah’tan mı şüphe ediyorsunuz? dediler. Onlar da: Siz de sadece bizim gibi birer insansınız; bizi babalarımızın ibadet ettiklerinden alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirmelisiniz, dediler.

Peygamberleri dedi ki: Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? Halbuki O, sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi muayyen bir vakte kadar yaşatmak için sizi (hak dine) çağırıyor. Onlar dediler ki: Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Siz bizi atalarımızın tapmış olduğu şeylerden döndürmek istiyorsunuz. Öyleyse bize, apaçık bir delil getirin!

Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan, Allah hakkında da şüphe mi var? O, sizi günahlarınızı bağışlamak için çağırıyor ve belirlenmiş bir süreye kadar size müsade ediyor." Onlar da: "Siz sadece bizim gibi bir insansınız, bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir delil getirin!" dediler.

10. ayet kelime kelime

  1. قَالَتْ qālat dediler ki
  2. رُسُلُهُمْ rusuluhum elçileri
  3. أَفِى afī hakkında (edilir) mi?
  4. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  5. شَكٌّ shakkun şüphe
  6. فَاطِرِ fāṭiri yaratan
  7. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti gökleri
  8. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yeri
  9. يَدْعُوكُمْ yadʿūkum (O) sizi davet ediyor
  10. لِيَغْفِرَ liyaghfira bağışlamak için
  11. لَكُم lakum sizin
  12. مِّن min bir kısmını
  13. ذُنُوبِكُمْ dhunūbikum günahlarınızdan
  14. وَيُؤَخِّرَكُمْ wayu-akhirakum ve sizi ertelemek için
  15. إِلَىٰٓ ilā kadar
  16. أَجَلٍ ajalin bir süreye
  17. مُّسَمًّى musamman belirtilmiş
  18. قَالُوٓا۟ qālū onlar dediler
  19. إِنْ in siz de
  20. أَنتُمْ antum
  21. إِلَّا illā başka değilsiniz
  22. بَشَرٌ basharun bir insandan
  23. مِّثْلُنَا mith'lunā bizim gibi
  24. تُرِيدُونَ turīdūna istiyorsunuz
  25. أَن an bizi çevirmek
  26. تَصُدُّونَا taṣuddūnā
  27. عَمَّا ʿammā olduğundan
  28. كَانَ kāna
  29. يَعْبُدُ yaʿbudu tapıyor
  30. ءَابَآؤُنَا ābāunā atalarımızın
  31. فَأْتُونَا fatūnā o halde bize getirin
  32. بِسُلْطَٰنٍ bisul'ṭānin bir delil
  33. مُّبِينٍ mubīnin açık

10. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nûh 71:4

    يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Ta ki günahlarımızdan bir kısmını mağfiret buyursun ve sizi belli bir süreye kadar geciktirsin. Şüphesiz ki Allah’ın takdir ettiği vakit geldi mi geri bırakılmaz. Keşke bilseydiniz.

  • Yâsîn 36:15

    قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

    Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.

İbrâhîm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ