qāla yāqawmi ara-aytum in kuntu ʿalā bayyinatin min rabbī waātānī min'hu raḥmatan faman yanṣurunī mina l-lahi in ʿaṣaytuhu famā tazīdūnanī ghayra takhsīrin
Meal
Salih, dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O’na karşı geldiğim takdirde beni Allah’tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.”
Hûd Suresi’nin 63. ayeti (11:63) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 229. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Hûd Suresi 63. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
63. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Salih -aleyhisselam kavmine cevap olarak şöyle dedi: Ey Kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse ki, o peygamberliktir, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında eğer ben, O'nun bana emrettiklerini tebliğ etmeyi terk ederek O'na asi olursam beni Allah'tan ve O'nun cezalandırmasından kim koruyabilir? O zaman sizler bana Rabbimin rızasından uzaklaştırmak ve saptırmaktan başka bir şey katamazsınız.
63. “…eğer ben Rabbimden apaçık bir delil” yani kesin bir delil ve bu konuda kesin bir bilgi “üzerinde isem ve O, bana katından bir rahmet vermişse” bana risalet vermek ve vahiy indirmek ile lütufta bulunmuş ise bu durumda sizin gitmekte olduğunuz ve çağırdığınız yola uyabilir, sizin arkanızdan gelebilir miyim hiç? Böyle yapar da “Ona isyan edersem Allah’a karşı bana kim yardım edebilir? (O takdirde) siz de benim zararımı artırmaktan” beni hüsrana uğratmaktan ve ziyanımı artırmaktan “başka bir şey yapmış olmazsınız.”
Müşrikler, inatları ve büyüklenmeleri sebebiyle, Salih -aleyhissselam-'ın getirdiği büyük mucizelerden olan bu mucizeye iman etmemişlerdir.
Mümin kimseye onun için hayırlı olan şeylerin müjde verilmesinin güzel olduğu beyan edilmiştir.
Bir kişinin bir başka birinin yanına girdiğinde selam vermesinin meşruluğu ve selam verilen kimsenin ise selamı almasının farz olduğu beyan edilmiştir.
Misafire ikram etmenin gerekliliği beyan edilmiştir.
63. ayetin diğer mealleri
Salih: Ey halkım, Rabbimden bir delil üzerindeysem ve bana ondan bir rahmet verilmiş olduğu halde O’na isyan edersem, bana Allah’a karşı kim yardım edebilir? Bana zararımı artırmaktan başka bir şey yapamazsınız, dedi.
(Sâlih) dedi ki: Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamberlik) vermişse, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında O'na âsi olursam beni Allah'tan (O'nun azabından) kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten fazla bir şey yapamazsınız.
Salih dedi: "Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden açık bir mucize üzerinde isem ve o bana tarafından bir rahmet bahşetmiş ise, ben Allah'a isyan ettiğim takdirde beni O'ndan kim kurtarabilir? Demek ki, siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmıyorsunuz."
63. ayet kelime kelime
قَالَqāladedi ki
يَٰقَوْمِyāqawmiey kavmim
أَرَءَيْتُمْara-aytumNe dersiniz?
إِنineğer
كُنتُkuntuben isem
عَلَىٰʿalāüzere
بَيِّنَةٍbayyinatinapaçık bir belge
مِّنminRabbimden
رَّبِّىrabbī
وَءَاتَىٰنِىwaātānīve O bana vermişse
مِنْهُmin'hukendinden
رَحْمَةًraḥmatanbir rahmet
فَمَنfamankim
يَنصُرُنِىyanṣurunībana yardım edebilir?
مِنَminakarşı
ٱللَّهِl-lahiAllah'a
إِنْineğer
عَصَيْتُهُۥʿaṣaytuhuO'na isyan edersem
فَمَاfamāolmaz
تَزِيدُونَنِىtazīdūnanībana bir katkınız
غَيْرَghayrabaşka
تَخْسِيرٍtakhsīrinkaybımı artırmaktan
63. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Nûh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şâyet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız, onu istemediğiniz hâlde, biz sizi ona zorlayacak mıyız?”
Şuayb, şöyle dedi: ''Ey kavmim! Söyleyin bakayım. Ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse! Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum.''
De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden gelmiş apaçık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz şey (azap), benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah’a aittir. O, hakkı haber verir. O, (hakkı batıldan) ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”