İçeriğe geç

Hucurât Suresi 16. Ayet

سورة الحجرات، الآية ١٦

49:16 26. cüz 52. hizb Mushaf’ta 517. sayfa Medeni sure

49:16 ayetinin metni

قُلْ أَتُعَلِّمُونَ ٱللَّهَ بِدِينِكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ ۝١٦

Okunuşu

qul atuʿallimūna l-laha bidīnikum wal-lahu yaʿlamu mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi wal-lahu bikulli shayin ʿalīmun

Meal

De ki: "Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hucurât Suresi’nin 16. ayeti (49:16) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 517. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Hucurât Suresi 16. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- O bedevilere de ki: "Siz, dininizi Allah'a mı öğretiyor ve bildiriyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Sizin, dininizi O'na gösterip haber vermenize ihtiyacı yoktur."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

16. “De ki: Allah göklerde ve yerde olan ne varsa hepsini bildiği halde siz, dininizi Allah’a öğretmeye mi kalkışıyorsunuz? Allah her şeyi bilendir.” Bu, her şeyi kuşatır; kalplerde bulunan imanı, küfrü, iyiliği ve kötülüğü kapsar. Yüce Allah, bunların hepsini bilir ve karşılıklarını verir: hayırsa hayır, şer ise şer. Bu, öyle olmamakla birlikte iman sahibi olduğu iddiasında bulunanların içine düştükleri bir haldir. Bu kimse bu iddiası ile dinini Allah’a öğretmeye kalkışmaktadır. Halbuki Allah’ın her şeyi bildiğini bilmektedir.

Hucurât Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hucurât suresinin 12-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 517. sayfası).

  • Hayır ve iyilik ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak masiyettir/günahtır. Kötülük ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak ise onların kötülüklerinden sakındırmak kastı ile caizdir.
  • İnsanlığın aslının tek bir asla dayanması, insanların birbirlerine karşı soy ile övünmeyi terk etmelerini gerektirir.
  • İman; itikadın (inancın) kendisiyle uyuşmadığı şekilde sadece dil ile söylemek (ikrar) etmek değildir. Bilakis iman; kalp ile itikat etmek, dil ile söylemek/ikrar etmek ve uzuvlar ile amel etmektir.
  • Hidayete muvaffak kılınmak, sadece Yüce Allah'ın elindedir. Bu, herhangi bir kimsenin hakkı değildir. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan bir ihsandır.

16. ayetin diğer mealleri

De ki: Dininizi Allah’a mı öğreteceksiniz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, herşeyi bilendir.

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

16. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. أَتُعَلِّمُونَ atuʿallimūna siz mi öğreteceksiniz? ع ل م
  3. ٱللَّهَ l-laha Allah'a
  4. بِدِينِكُمْ bidīnikum dininizi د ي ن
  5. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  6. يَعْلَمُ yaʿlamu bilir ع ل م
  7. مَا mā olanları
  8. فِى fī göklerde
  9. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti س م و
  10. وَمَا wamā ve olanları
  11. فِى fī yerde
  12. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  13. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  14. بِكُلِّ bikulli her ك ل ل
  15. شَىْءٍ shayin şeyi ش ي أ
  16. عَلِيمٌ ʿalīmun bilendir ع ل م

16. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  • Şûrâ 42:4

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/en üsttedir, çok Azîm'dir.

  • Âl-i İmrân 3:109

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

  • Haşr 59:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O; çok güçlüdür, Hakîm'dir.

  • Saf 61:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O; Azîz'dir, Hakîm'dir.

  • Nisâ 4:126

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

Hucurât Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ