Onlardan önce o diyarı yurt edinmiş ve (kalplerine) imanı (yerleştirmiş) olanlar, kendilerine hicret edenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (haset) duymazlar. Kendi ihtiyaçları olsa bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Haşr Suresi’nin 9. ayeti (59:9) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 546. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Haşr Suresi 9. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
9. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Muhacirlerden önce Medine'yi yurt edinip Allah'a ve Allah'ın resulüne iman etmeyi seçen ensar, Mekke'den kendilerine hicret eden kimseleri severler. Feyden, Allah yolunda hicret edenlere verilen maldan kendilerine verilmemesinden dolayı onlara karşı gönüllerinde bir öfke ve haset beslemezler. Kendileri ihtiyaç ve fakirlik içerisinde olsalar dahi dünvevi arzularda muhacirleri kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsini mal hırsından korur ve malını Allah yolunda sarf ederse, işte istediklerine nail olarak ve korktuklarından kurtularak asıl kurtuluşa erenler onlardır.
8-9. Daha sonra Yüce Allah, bu fey’ mallarını tahsis ettiği bu kimselere ayırmasını gerektiren sebebi ve hikmeti söz konusu etmekte ve bu malların kendilerine ayrılmasını hak ettiklerini, yardım görmeye haklarının bulunduğunu belirtmektedir. Çünkü onlar, ya Allah’ın rızasını elde etmek ve dinini desteklemek için Rasûlüne besledikleri sevgi dolayısı ile sevip alıştıkları yurtlarını, vatanlarını, sevdiklerini, dostlarını ve mallarını terk ve hicret etmiş muhacirlerdir. Ki bunlar “(özü sözü) doğru olanların ta kendileridir.” Çünkü imanlarının gereklerini yerine getirmişler, salih amelleri ile … Devamını oku
Bozgunculuk olduğu sanılan bir şeyin, daha büyük bir maslahatın gerçekleşmesi için işlenmesi, yeryüzünde bozgunculuk yapmak sayılmaz.
İslam'ın güzelliklerinden biri de mala ihtiyacı olan kimselerin gözetilmesidir. İslam, savaşmadan elde edilen ganimetlerin (feylerin) kendilerine yetecek kadar mal bulunan zenginlere vermeksizin ihtiyaç sahiplerine vermiştir.
Ensar'da en güzel şekilde ortaya çıkan kardeşini kendi nefsine tercih etme erdemi İslam'ın yüce erdemlerindendir.
9. ayetin diğer mealleri
Onlardan önce o diyarı yurt edinmiş ve (kalplerine) imanı (yerleştirmiş) olanlar, kendilerine hicret edenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (haset) duymazlar. Kendi ihtiyaçları olsa bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Muhacirler gelmezden önce Medine'yi yurt edinenler ve imanı kalplerine sindirmiş olanlar, kendilerine hicret edenleri severler; onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler; kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, onları kendilerinden önce tutarlar. Kim nefsinin mal hırsından korunursa, işte asıl kurtuluşa erenler bunlardır.
Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, onları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar umduklarına erenlerdir.
9. ayet kelime kelime
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnave kimseler
تَبَوَّءُوtabawwaūyerleşen(ler)
ٱلدَّارَl-dārao yurda (Medine'ye)
وَٱلْإِيمَٰنَwal-īmānave imana (sarılanlar)
مِنminonlardan önce
قَبْلِهِمْqablihim
يُحِبُّونَyuḥibbūnaseverler
مَنْmankimseleri
هَاجَرَhājarahicret eden(leri)
إِلَيْهِمْilayhimkendilerine
وَلَاwalāve
يَجِدُونَyajidūnabulmazlar
فِىfīgöğüslerinde
صُدُورِهِمْṣudūrihim
حَاجَةًḥājatanbir ihtiyaç
مِّمَّآmimmāötürü
أُوتُوا۟ūtūonlara verilelerden
وَيُؤْثِرُونَwayu'thirūnave tercih ederler
عَلَىٰٓʿalāöz canlarına
أَنفُسِهِمْanfusihim
وَلَوْwalawdahi
كَانَkānaolsa
بِهِمْbihimkendilerinin
خَصَاصَةٌkhaṣāṣatunihtiyaçları
وَمَنwamanve kim
يُوقَyūqakorunursa
شُحَّshuḥḥacimriliğinden
نَفْسِهِۦnafsihinefsinin
فَأُو۟لَٰٓئِكَfa-ulāikaişte
هُمُhumuonlar
ٱلْمُفْلِحُونَl-muf'liḥūnabaşarıya erenlerdir
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Müslim 2054a
Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Ben açım, dedi. Allah’ın Rasûlü hanımlarından birine haber salarak yiyecek bir şey göndermesini istedi. O da: Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok…
Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz iyilik değildir. Fakat iyilik Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malına olan sevgisine rağmen; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere, kölelere ve esirlere veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerin yaptıklarıdır. İşte doğru ve takvalı olanlar onlardır.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
O halde, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.