İçeriğe geç

Fussilet Suresi 7. Ayet

سورة فصلت، الآية ٧

41:7 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 477. sayfa Mekki sure

41:7 ayetinin metni

ٱلَّذِينَ لَا يُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ ۝٧

Okunuşu

alladhīna lā yu'tūna l-zakata wahum bil-ākhirati hum kāfirūna

Meal

Onlar ki hem zekâtı vermezler, hem de onlar Âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fussilet Suresi’nin 7. ayeti (41:7) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 477. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fussilet Suresi 7. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

7. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Onlar mallarının zekâtlarını vermeyen, ahireti - içinde olan devamlı nimetleri ve elem dolu azabı- küfredip, inkâr eden kimselerdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 6–7. ayetler

6. Ey Peygamber! “de ki: Ben ancak sizin gibi bir insanım. Ancak bana sizin ilâhınız ancak bir tek ilâh olduğu vahyediliyor.” Yani benim vasfım ve görevim işte budur. Ben sizin gibi bir insanım, benim elimde hiçbir yetki yoktur ve sizin acele gelmesini istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Allah’ın beni size üstün kıldığı, ayrıcalık verdiği ve bana özellikle ihsan ettiği şey ise bana verdiği bu vahiydir. Bana ona uymamı ve sizi de ona davet etmemi emretmiştir. “O halde O’na ulaştıran dosdoğru yola girin.” Benim verdiğim haberleri tasdik etmek, emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak … Devamını oku

Fussilet Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fussilet suresinin 1-11. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 477. sayfası).

  • Kâfirlerin kendi yanlarında bulunan hidayete sebep olacak hususları yok saymaları onların küfür üzerine kalmaları anlamına gelir.
  • Zekâtın önemi beyan edilmiştir. Zira zekât İslam'ın şartlarındandır.
  • Kâinat ve içindeki her şey Yüce Allah'a teslim olup, O'nun -Subhanehu ve Teâlâ-'nın emrine boyun eğmiştir.

7. ayetin diğer mealleri

Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de onlardır.

Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de onlardır.

Onlar, zekatı vermezler, ahireti de inkâr ederler.

7. ayet kelime kelime

  1. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar ki
  2. لَا lā vermezler
  3. يُؤْتُونَ yu'tūna أ ت ي
  4. ٱلزَّكَوٰةَ l-zakata zekat ز ك و
  5. وَهُم wahum ve onlar
  6. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ākhirati ahireti أ خ ر
  7. هُمْ hum onlar
  8. كَٰفِرُونَ kāfirūna inkar ederler ك ف ر

7. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şems 91:9–10

    قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا …

    Şüphe yok ki, nefsini temizlemiş olan felaha ermiştir. …

  • A’lâ 87:14–15

    قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ …

    Arınan kimse mutlaka kurtuluşa erer. …

  • Naziât 79:18

    فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    Deki: “Sen temizlenmek istiyor musun?”

  • En’âm 6:141

    وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَ جَنَّٰتٍ مَّعْرُوشَٰتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَٰتٍ وَٱلنَّخْلَ وَٱلزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُۥ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُتَشَٰبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَٰبِهٍ كُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَءَاتُوا۟ حَقَّهُۥ يَوْمَ حَصَادِهِۦ وَلَا تُسْرِفُوٓا۟ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْرِفِينَ

    Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine hem benzeyen ve hem de benzemeyen şekilde yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. Sakın israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:19

    ٱلَّذِينَ يَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.

  • Yûsuf 12:37

    قَالَ لَا يَأْتِيكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِهِۦٓ إِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْوِيلِهِۦ قَبْلَ أَن يَأْتِيَكُمَا ذَٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنِى رَبِّىٓ إِنِّى تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ

    Yûsuf dedi ki: “Size, rızık olarak verilen yemek henüz ulaşmadan ben size onun ne olduğunu mutlaka haber veririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a iman etmeyen ve ahireti inkâr eden bir milletin dinini terk ettim.”

  • Neml 27:3

    ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

    Onlar, namazı ikame ederler, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

  • Lokmân 31:4

    ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

    Onlar ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete kesin olarak iman edenlerdir.

Fussilet Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ